HAGB nedir? Hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları ve denetim süresi

  • Ceza Hukuku
  • HAGB nedir? Hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları ve denetim süresi
Yarı açık kapı önünde altın anahtar ve uzakta ışık huzmesi: HAGB ve denetim süresi

HAGB nedir? Ceza sınırı, şartlar, 5 yıllık denetim süresi, istinaf ve kesinlik sınırları ile 7589 sayılı Kanundaki değişiklik.

Kısa cevap HAGB, mahkemenin sanığı mahkûm edecek hükmü kurup açıklamaması ve sanığı 5 yıllık denetim süresine tabi tutmasıdır (CMK m.231/5, 8). Hükmolunan ceza 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olmalı; sanık daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamalı, yeniden suç işlemeyeceği kanaati oluşmalı ve suç nedeniyle doğan zarar varsa tamamen giderilmiş olmalıdır. Denetim süresi sorunsuz geçerse dava düşer (m.231/10). HAGB kararına karşı, CMK m.272/3’teki kesinlik hâlleri saklı kalmak üzere (örneğin hapisten çevrilmeyen ve sonuç olarak 15.000 TL’ye kadar belirlenen adli para cezası) istinaf yoluna gidilebilir; kesin kararlara karşı istinaf yolu açık değildir (m.231/12). 7589 sayılı Kanun (RG 31.07.2026) bu maddenin HAGB fıkralarını yeniden düzenlemiştir. İlk adım, dosyada hükmedilebilecek cezayı ve şartların durumunu belirlemektir.

Hakkınızdaki dava sonunda “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi” denildi ya da dosyanızda bu ihtimali merak ediyorsunuz. Kısaltması HAGB olan bu kurum, ceza davalarında en sık karşılaşılan ama en çok yanlış anlaşılan kurumlardan biridir: ne beraat ne klasik mahkûmiyettir, ne de her dosyada otomatik uygulanır. Bu yazı HAGB’nin ne olduğunu, hangi şartlarla verildiğini, 5 yıllık denetim süresinde nelerin olabileceğini, karara karşı hangi kanun yoluna gidileceğini ve 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanunla neyin değiştiğini sırasıyla anlatır.

Önce şunu yapın

1. Hükmedilebilecek cezayı ve suçun niteliğini öğrenin. HAGB ancak sonuç olarak 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası hükmedilirse gündeme gelir. Suçun kanundaki ceza aralığı ve olası indirimler (örneğin takdiri indirim) bu sonucu etkiler. Duruşmadan önce bu hesabın dosya bazında yapılması, savunmanın hangi yönde kurulacağını belirler.

2. Adli sicil ve önceki dosyalarınızı kontrol edin. Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olduysanız HAGB’nin şartlarından biri eksik kalır. Daha önce HAGB kararı almışsanız ve o kararın denetim süresi hâlâ devam ediyorsa, yeni dosyada kasıtlı suç nedeniyle yeniden HAGB verilemeyeceği kuralı (m.231/8) önem kazanır.

3. Zararın var olup olmadığını belirleyin; varsa giderilmesini somutlaştırın. Kanun, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesini arar (m.231/6-c). Her dosyada somut ve belirlenebilir bir maddi zarar doğmaz; örneğin yalnızca hakaret içeren bir dosyada giderilecek maddi zarar bulunmayabilir. Zararın var olup olmadığı, niteliği ve kapsamı dosyaya göre ayrıca değerlendirilir. Zarar varsa ödeme yaptığınızda dekont, banka kaydı, teslim tutanağı gibi belgeleri dosyaya sunulacak şekilde hazırlayın. Zararı hemen ödeyemiyorsanız kanun taksitle ödeme yolunu da tanır (m.231/9); bunun nasıl ve hangi taahhütle kurulacağını duruşmadan önce planlayın.

4. Duruşmadaki tutumunuzun önemli olduğunu bilin. Mahkeme, kişilik özelliklerinize ve duruşmadaki tutum ve davranışlarınıza bakarak yeniden suç işlemeyeceğiniz yönünde bir kanaate varmak zorundadır (m.231/6-b). Bu bir takdir alanıdır; ancak mahkemenin bu takdiri gerekçesiyle göstermesi beklenir.

5. Karar çıkarsa tebliğ tarihini not edin. HAGB kararı kesin değilse istinaf yolu açıktır ve süre tebliğle başlar (aşağıda ayrıntısı var). Tebliğ evrakını ve tarihini saklayın.

HAGB nedir? Mahkûmiyet midir, beraat midir?

Kanun HAGB’yi şöyle tanımlar: sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası ise mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Bu hâlde kurulan hüküm, müsadereye ilişkin hükümler hariç, sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmaz (CMK m.231/5).

Kısacası mahkeme, suçun işlendiği kanaatine varıp bir ceza belirler, ama bu hükmü açıklamaz; sanığı 5 yıllık bir deneme sürecine bırakır. Süre içinde kasten yeni bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir (m.231/10). Süre içinde yeni bir kasıtlı suç işlenirse ya da yükümlülüklere aykırı davranılırsa mahkeme hükmü açıklar (m.231/11).

Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve daireleri HAGB’yi hem maddi ceza hukukuna hem usul hukukuna dokunan, karma nitelikte bir kurum olarak tanımlar. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, Ceza Genel Kurulunun 16.02.2010 tarihli ve 4/253-28 sayılı kararına atıfla, HAGB’nin denetim süresi sorunsuz geçerse davanın düşmesi sonucunu doğurduğunu, bu yönüyle koşullu bir düşme nedeni olduğunu ve objektif şartlar varsa mahkemece diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 4. CD, E.2025/12845, K.2026/4229, 26.02.2026).

HAGB ile hapis cezasının ertelenmesi aynı şey değildir

İkisi sık karıştırılır. Aşağıdaki tablo, kanun metinlerindeki temel farkları gösterir:

ÖlçütHAGB (CMK m.231)Hapis cezasının ertelenmesi (TCK m.51)
Ceza sınırı2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası2 yıl veya daha az hapis (fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış ya da 65 yaşını bitirmiş kişilerde 3 yıl)
Önceki mahkûmiyetDaha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamakDaha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak
Zararın giderilmesiZarar varsa tamamen giderilmesi şarttır (taksitle de olabilir)Erteleme bu koşula bağlanabilir
Denetim süresi5 yılEn az 1 yıl, en çok 3 yıl (alt sınır mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz)
Süre sorunsuz geçerseAçıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kalkar, dava düşerCeza infaz edilmiş sayılır
Hükmün durumuHüküm açıklanmaz ve sanık hakkında hukuki sonuç doğurmazHüküm açıklanır, hapis cezası ertelenir

HAGB kararı verilen hükümde hapis cezası ayrıca ertelenemez ve kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilemez (m.231/7). Bu, HAGB’nin diğer kurumlardan önce değerlendirilmesi gerektiği anlamına gelir; mutlaka uygulanacağı anlamına gelmez. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, objektif şartlar varsa HAGB’nin diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilmesi gerektiğini belirtir; ancak uygulanıp uygulanmayacağı, aynı kararda da vurgulandığı gibi, yeniden suç işlemeyeceği yönündeki kanaat şartına bağlıdır. Mahkeme HAGB’nin objektif şartlarını taşımayan ya da bu kanaate varamadığı bir sanık hakkında HAGB’ye karar vermez; bu durumda hapis cezasının ertelenmesi, seçenek yaptırımlara çevirme gibi diğer kurumları gerekçesiyle değerlendirir. HAGB’ye karar verilirse ise yukarıdaki fıkra gereği aynı hükümde ertelemeye veya seçenek yaptırıma geçilmez.

HAGB’nin şartları

Kanuna göre şartlar iki gruba ayrılır: kanunda açıkça yazılan objektif şartlar ve mahkemenin takdirine bırakılan subjektif şart.

Objektif şartlar:

  • Hükmolunan ceza 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası olmalıdır (m.231/5).
  • Suç, kanunda sayılan istisnalardan biri olmamalıdır (m.231/14, aşağıda “7589 ile ne değişti” bölümünde).
  • Sanık daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olmalıdır (m.231/6-a).
  • Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zarar varsa, aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmiş olmalıdır (m.231/6-c). Zararı derhâl gideremeyen sanık için, zararı denetim süresince aylık taksitlerle ödeyerek tamamen gidermesi koşuluyla da HAGB verilebilir (m.231/9). Zararın var olup olmadığı, niteliği ve kapsamı mahkemece dosyaya göre belirlenir; nitekim aşağıda anlatılan Yargıtay 4. Ceza Dairesi kararına konu dosyada Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesi, mağdurda giderilmesi gereken maddi zarar bulunmadığını belirtmiş ve Daire objektif şartların oluştuğunu kabul etmiştir.

Subjektif şart: Mahkemenin, sanığın kişilik özelliklerini ve duruşmadaki tutum ve davranışlarını göz önünde bulundurarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması gerekir (m.231/6-b). Yargıtay 4. Ceza Dairesi, objektif şartları taşıyan bir sanık hakkında mahkemenin bu kanaat konusunu hiç tartışmadan hüküm kurmasını hukuka aykırı bulmuş; subjektif şartın da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Dosyada hakaret suçundan 7.080 TL adli para cezası verilmiş, sanığın suç tarihinde adli sicil kaydı bulunmadığı belirtilmiştir; karar kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay önüne gelmiştir (Yargıtay 4. CD, E.2025/12845, K.2026/4229, 26.02.2026). Bu karar, HAGB’nin yalnızca sanığın talebine bağlı olmadığını, hâkimin şartlar varsa konuyu kendiliğinden gündeme alması gerektiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Sanığın “kabul” etmesi artık şart mıdır? 6008 sayılı Kanunla eklenen, sanığın kabul etmemesi hâlinde HAGB verilmeyeceğine ilişkin cümle, 7499 sayılı Kanundan sonraki güncel metinde yer almamaktadır; güncel 231/6’da yalnızca yukarıdaki üç şart sayılır. Ancak CMK Geçici m.6/2-d hükmü, 01.06.2024 tarihinden önce verilen HAGB kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartının aranmaya devam edeceğini söyler. Dosyanız bu tarihten önceki bir karara ilişkinse bu ayrım önem taşır. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin bu konudaki iki kararı görünürde farklı sonuçlara varmıştır; ikisi de 01.06.2024’ten önce kurulmuş hükümlere ilişkindir. 11.09.2025 tarihli kararda (E.2022/18773, K.2025/21330) Daire, kabul şartının kaldırılmasını sanık lehine değerlendirmiş ve etkin pişmanlık nedeniyle yaptığı bozmanın yanında sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesini gerekli görmüş; kararda Geçici m.6/2-d’ye değinilmemiştir. 17.02.2026 tarihli kararda ise (E.2025/3486, K.2026/3026) Daire, yargılama sırasında HAGB’yi kabul etmediğini bildiren sanık bakımından Geçici m.6/2-d’ye dayanmış, kabul şartının aranmasını hukuka uygun bulmuş ve Başsavcılığın itirazı üzerine kendi bozma kararını kaldırmıştır. Kararlar bu farkın nedenini açıklamamaktadır; farkın dosya aşamasından, olgusal farklılıktan ya da Geçici m.6/2-d’nin değerlendirilmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı kararlardan çıkarılamaz. Bu nedenle 01.06.2024 öncesi kararlarda kabul şartının tartışıldığı dosyalarda sonuç için avukat değerlendirmesi gerekir.

Başka kanunlardaki özel kurallar. CMK m.231/14’teki kapsam dışı suçlar dışında, bazı suçlarda özel hükümler HAGB’nin işleyişini farklılaştırabilir. Örneğin TCK m.191 (kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma) kendi erteleme ve denetim kurallarını içerir ve CMK m.231’e (ve m.171’e) yalnızca kendisinde aksine düzenleme bulunmayan hâllerde yollama yapar (m.191/9). Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 30.12.2025 tarihli kararının dayanağı ise yalnızca TCK m.191 değildir; karar, 6545 sayılı Kanunla 5320 sayılı Kanuna eklenen Geçici m.7/2’ye dayanır. Bu hüküm, 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla TCK m.191’de tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişiler hakkında TCK m.191 çerçevesinde HAGB kararı verilmesini öngörür. Karara konu olayda 07.08.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçu nedeniyle bu hüküm uyarınca zorunlu olarak verilmiş bir HAGB bulunuyordu. Daire, kanuni zorunlulukla verilen bu HAGB’nin kamu davasının açılmasının ertelenmesine benzer sonuçlar doğurduğunu, bu nedenle denetim süresinde işlenen suçun da aynı nev’iden olması gerektiğini, sanığın denetim süresinde hırsızlık işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceğini belirterek kararı kanun yararına bozmuştur (Yargıtay 10. CD, E.2025/8238, K.2025/14499, 30.12.2025). Aynı karar, genel CMK m.231 rejiminde ise denetim süresi içinde işlenen kasıtlı bir suçun hükmün açıklanması için yeterli olduğunu belirterek iki rejimi birbirinden ayırır. Dolayısıyla “aynı nev’iden suç” kuralı genel HAGB için değil, anılan geçiş hükmü kapsamında zorunlu verilen HAGB için geçerlidir; önünüzdeki dosyaya hangi rejimin uygulanacağı suçun ve kararın tarihine göre belirlenir. “HAGB her suçta verilir mi?” sorusunun cevabı da bu nedenle hem CMK m.231/14’e hem de dosyadaki suça özgü hükümlere bakılarak verilir.

Dikkat HAGB her dosyada otomatik uygulanmaz. Objektif şartların varlığı hâlinde dahi kanaat şartı mahkemenin takdirindedir; mahkemenin bu takdiri gerekçesinde göstermesi gerekir. Gerekçesiz veya şartları tartışmayan bir ret, kanun yolunda denetlenebilir.

5 yıllık denetim süresinde neler olur?

HAGB kararı verilirse sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur (m.231/8). Bu süre içinde:

  • Dava zamanaşımı durur. Yani beş yıl boyunca zamanaşımı süresi işlemez (m.231/8, son cümle).
  • Kasıtlı suç nedeniyle bir daha HAGB verilemez. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez (m.231/8). Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu yasağın denetim süresi içinde işlenen suçla sınırlı olmadığını, ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemli olmadığını ve daha önce işlenen suçlar bakımından da uygulanacağını kabul etmiştir. Karara konu olayda sanık, daha önce aldığı bir HAGB kararının denetim süresi devam ederken verilen yeni hükümde HAGB’den yararlanamamıştır (Yargıtay CGK, E.2025/335, K.2026/112, 25.02.2026; oy çokluğuyla, karşı oy vardır).
  • Denetimli serbestlik tedbirleri uygulanabilir. Mahkeme, bir yılı aşmamak üzere belirleyeceği süre için meslek veya sanat edinmek amacıyla eğitim programına devam, mevcut meslekte gözetim altında ücretli çalışma, belli yerlere gitmeme veya belli yerlere devam etme gibi yükümlülükler koyabilir (m.231/8-a, b, c).
  • Taksitli zarar ödemesi sürebilir. Zararı taksitle gidermeyi taahhüt edenler, ödemeleri denetim süresi boyunca aksatmamalıdır (m.231/9).

Süre bittiğinde: düşme ya da hükmün açıklanması

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmemiş ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uygun davranılmışsa açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir (m.231/10).

Aksi durumda, yani denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmişse ya da denetimli serbestlik yükümlülüklerine aykırı davranılmışsa mahkeme hükmü açıklar (m.231/11, birinci cümle). Mahkemenin önce bu iki hâlden birinin gerçekleştiğini saptaması gerekir; salt iddia veya şüphe yeterli değildir. Kanun mahkemeye ayrıca bir takdir alanı tanır, ancak bunu “kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık” için öngörmüştür: bu sanığın durumunu değerlendiren mahkeme, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulları varsa hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir (m.231/11, ikinci cümle). Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir; itiraz mercii yalnızca bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak değerlendirme yapabilir.

Dikkat Denetim süresi içinde hakkınızda yeni bir soruşturma veya kovuşturma başlaması, tek başına hükmün açıklanması sonucunu doğurmaz; kanun “kasten yeni bir suç işlemesi”ni arar (m.231/10-11) ve suçun işlendiğinin yargılama sonunda saptanması gerekir (masumiyet karinesi, Anayasa m.38). Yargıtay 10. Ceza Dairesi, genel CMK m.231 rejiminde denetim süresi içinde kasıtlı bir suçtan mahkûm olunması hâlinde hükmün açıklanabilmesi için ikinci suçun denetim süresi içinde işlenmesinin ve kasıtlı olmasının yeterli olduğunu belirtmiştir; aynı karar, 5320 sayılı Kanun Geçici m.7/2 uyarınca zorunlu verilen HAGB’de ise aynı nev’iden suç aramaktadır (Yargıtay 10. CD, E.2025/8238, K.2025/14499, 30.12.2025; yukarıda “Başka kanunlardaki özel kurallar”). Yeni dosya sürerken ilk dosyadaki HAGB kararının akıbetinin ne zaman ve nasıl değerlendirileceği ise dosyaya göre değişir; bu nedenle ilk dosyanın durumu ayrıca takip edilmelidir.

7589 sayılı Kanunla (12. Yargı Paketi) ne değişti?

7589 sayılı “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” 16.07.2026’da kabul edilmiş, 31.07.2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kanunun 15. maddesi CMK m.231’in HAGB’ye ilişkin 5 ila 14. fıkralarını yeniden kaleme almıştır. Kanunun 26. maddesine göre 11., 12. ve 22. maddeler yayımdan üç ay sonra, diğer maddeler (3. madde 23.07.2026’dan itibaren geçerli olmak üzere) yayımı tarihinde yürürlüğe girdiğinden, 15. madde 31.07.2026’dan itibaren yürürlüktedir.

Arka plan: Anayasa Mahkemesinin iptal kararı

Bu değişikliğin arka planında Anayasa Mahkemesinin kararı vardır. AYM, 10.07.2025 tarihli ve E.2024/98, K.2025/149 sayılı kararıyla (Resmî Gazete, 31.12.2025, sayı 33124), 7499 sayılı Kanunun 15. maddesiyle değiştirilen CMK m.231/5’in birinci cümlesini Anayasa’nın 17. maddesine aykırı bularak iptal etmiştir. Gerekçede, kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m.17 bağlamında işkence, eziyet ve kötü muamele kabul edilen suçlar bakımından HAGB’nin uygulanmayacağına dair yasal bir düzenleme bulunmadığı belirtilmiştir. Fıkranın kalan kısmı ile 6 ila 14. fıkralar ise birinci cümlenin iptali nedeniyle uygulanma imkânı kalmadığından 6216 sayılı Kanun m.43/4 uyarınca iptal edilmiştir. İptal hükümleri, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girecek şekilde ertelenmiştir; 31.12.2025’ten başlayan bu süre hesaplamayla 30.09.2026’da dolar. AYM kararında, kurumun daha önce de 01.06.2023 tarihli E.2022/120, K.2023/107 sayılı kararla iptal edildiği ve 7499 sayılı Kanunun bunun ardından çıkarıldığı aktarılmaktadır.

7589 sayılı Kanun bu sürenin dolmasından önce, 31.07.2026’da yürürlüğe girmiş ve 14. fıkrada işkence, eziyet ve kamu görevlisinin Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarını kapsam dışı bırakmıştır. Yani yeni 14. fıkra, AYM’nin gerekçesinde eksik bulduğu düzenlemeyi içermektedir. Bu ilişki metin karşılaştırmasına dayanır; kanun teklifinin gerekçesi resmî mevzuat kaynaklarında yayımlanmadığından kanun koyucunun amacı ayrıca belirtilmemiştir.

Yeni metnin öne çıkan noktaları şunlardır:

  • Ceza sınırı 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasıdır (m.231/5).
  • Şartlar kasıtlı suçtan mahkûm olmama, yeniden suç işlememe kanaati ve zararın giderilmesidir; zarar, denetim süresince aylık taksitlerle de giderilebilir (m.231/6, 9).
  • Denetim süresi 5 yıldır (m.231/8).
  • Kapsam dışı suçlar 14. fıkrada yeniden belirlenmiştir: HAGB hükümleri, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmaz.

Önceki metinle karşılaştırma. AYM kararıyla iptal edilen 7499 sayılı Kanunla değişik metin (01.06.2024’ten itibaren uygulanan kanun yolu ve kabul şartı düzenlemeleriyle birlikte), Yargıtay 3. Ceza Dairesinin bir kararında 5 ila 14. fıkralar bakımından fıkra fıkra aktarılmıştır (Yargıtay 3. CD, E.2025/3486, K.2026/3026, 17.02.2026). Bu metin güncel mevzuat metniyle karşılaştırıldığında 5 ila 13. fıkraların (iki yıl sınırı, üç şart, 7. fıkra, beş yıl denetim süresi, taksit imkânı, düşme ve açıklama sonuçları, kanun yolu, kayıt sistemi) yazım farkları dışında aynı olduğu görülmektedir. Metin düzeyinde fark yalnızca 14. fıkradadır: 7499 sayılı Kanunla değişik metin, HAGB’nin Anayasa’nın 174. maddesinde koruma altına alınan inkılap kanunlarında yer alan suçlar bakımından uygulanmayacağını düzenliyordu (aynı anlatım AYM, E.2024/98, K.2025/149, § 50’de de yer alır). Yeni 14. fıkra bu suçları artık saymamakta, bunun yerine işkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçları kapsam dışı bırakmaktadır. Bu karşılaştırma yalnızca 231/5-14 fıkralarının lafzına ilişkindir; iki metnin zaman bakımından hangi dosyalara uygulanacağı (geçiş ve lehe kanun) ayrı bir sorudur ve aşağıda ele alınmıştır. Karşılaştırma kararlarda aktarılan metne dayanır; resmî gerekçe mevzuat kaynaklarında yayımlanmadığından kanun koyucunun amacı hakkında bir çıkarım yapılmamıştır. Somut dosya için avukat teyidi gerekir.

Kanun yolu 2026 değişikliğiyle gelmedi. Bazı yayınlarda HAGB kararlarına karşı istinaf yolunun yeni açıldığı yazılmaktadır. Oysa HAGB kararlarına karşı istinaf yolu, 02.03.2024 tarihli ve 7499 sayılı Kanunla getirilmiş, CMK Geçici m.6/2 uyarınca 01.06.2024 ve sonrasında verilen HAGB kararları bakımından uygulanmaya başlamıştır; bu tarihten önce verilen kararlar hakkında itiraz yolu uygulanmaya devam eder. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu geçişi 07.01.2026 tarihli kararında ele almıştır. Dosyada Yargıtay önce ilk hükmü bozmuş, ilk derece mahkemesi de bozmadan sonra 27.06.2024’te HAGB kararı vermişti. Genel Kurul, HAGB’nin hem maddi hem de usul hukukuna temas eden karma bir kurum olduğunu belirtmiş, usul kurallarında hemen ve derhâl uygulama ilkesinin geçerli olduğunu hatırlatmış ve bu HAGB kararının, dosya daha önce temyiz incelemesinden geçmiş olsa bile istinaf yoluna tabi olduğunu kabul etmiştir; Genel Kurul bu kararda daha önceki bir kararında benimsediği temyiz yönündeki görüşten döndüğünü de açıkça belirtmiştir (Yargıtay CGK, E.2025/200, K.2026/19, 07.01.2026; oy çokluğuyla, karşı oy vardır).

Hangi dosyalara hangi metin uygulanır?

Bu, pratikte en çok sorulan sorudur ve yazının en dikkatli okunması gereken yeridir. 7589 sayılı Kanunun Geçici m.1 hükmü on fıkradan oluşur ve CMK’dan yalnızca m.308/1’deki değişiklik için bir geçiş kuralı koyar (fıkra 8); CMK m.231’deki değişiklik için ayrı bir geçiş hükmü içermemektedir. Bu nedenle dosyanızdaki üç ayrı kavram birbirine karıştırılmadan değerlendirilmelidir:

  • Karar tarihi: HAGB’ye ilişkin zaman bakımından geçiş kuralları 7499’da “verilen karar”ın tarihine bağlanmıştır (CMK Geçici m.6/2: 01.06.2024). 7589 bakımından böyle bir hüküm yoktur; 31.07.2026’dan sonra verilecek HAGB kararlarında kural olarak yeni metin esas alınır.
  • Suç tarihi: Suçun 31.07.2026’dan önce işlendiği, ancak kararın sonradan verildiği dosyalarda hangi metnin uygulanacağı, TCK m.7/2’deki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır” kuralı ile usul hükümleri bakımından derhâl uygulama ilkesi birlikte değerlendirilerek belirlenir. Kapsam fıkrasındaki değişiklik bazı suçlar bakımından sanık lehine, bazıları bakımından aleyhine sonuç doğurabileceğinden bu değerlendirmenin dosya bazında yapılması gerekir.
  • Başvuru tarihi ve inceleme aşaması: Kanun yoluna başvuru tarihi (süre) ile dosyanın hangi aşamada (istinaf, temyiz) incelendiği, hükmün hangi metne göre kurulduğundan ayrı kavramlardır. Karar 31.07.2026’dan önce verilmiş ve dosya kanun yolundaysa, başvuru ya da inceleme tarihinin yeni metnin uygulanmasını kendiliğinden sağlayıp sağlamadığı 7589’da düzenlenmemiştir. 7499’da kanun yolu bakımından ölçüt başvuru tarihi değil karar tarihi olmuştur (Geçici m.6/2-a); 7589 bakımından aynı çözümün benimseneceği varsayılmamalıdır.

Yargıtay uygulamasından bir örnek bu tartışmanın nasıl yapıldığını gösterir: 7499 sayılı Kanunla HAGB’nin şartlarından “sanığın kabulü” çıkarıldığında Yargıtay 3. Ceza Dairesi, bu değişikliği sanık lehine saymış ve temyiz aşamasındaki bir dosyada sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesini gerekli görmüştür (Yargıtay 3. CD, E.2022/18773, K.2025/21330, 11.09.2025). Aynı Dairenin 17.02.2026 tarihli kararı ise, kabul etmediğini beyan eden sanık bakımından Geçici m.6/2-d’ye dayanmıştır (yukarıda). Yani aynı konuda iki karar görünürde farklı sonuç vermektedir ve farkın nedeni kararlardan anlaşılmamaktadır. Bu örnek, HAGB’ye ilişkin değişikliklerde lehe kanun tartışmasının yapıldığını gösterir; 7589 bakımından aynı sonucun çıkacağı anlamına gelmez.

Yazının hazırlandığı tarih itibarıyla 7589’a dayanan yerleşik bir yüksek mahkeme kararı bulunamamıştır. Bu yüzden kesin bir sonuç yazmak yerine, dosyanızdaki suç tarihi, karar tarihi ve kanun yolu aşamasıyla birlikte ayrıca dosya bazında değerlendirme yapılması gerekir.

Süreler ve şartlar tablosu

DurumKuralSüreDayanak
Uygulanabilecek cezaHükmolunan ceza 2 yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası—CMK m.231/5
Önceki mahkûmiyetDaha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamak—CMK m.231/6-a
KanaatYeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması—CMK m.231/6-b
ZararZarar varsa aynen iade, önceki hâle getirme veya tazmin; derhâl yapılamazsa aylık taksitTaksitte denetim süresiCMK m.231/6-c, 9
Denetim süresiSanık denetim süresine tabi; dava zamanaşımı durur5 yılCMK m.231/8
Denetimli serbestlik tedbirleriEğitim programı, gözetim altında çalışma, belli yerlere gitmeme/devamEn çok 1 yılCMK m.231/8-a, b, c
Süre sorunsuz geçerseHüküm ortadan kalkar, davanın düşmesine karar verilirDenetim süresi sonundaCMK m.231/10
İhlal hâliHüküm açıklanır; yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık için yarısına kadar infaz edilmeme, erteleme veya seçenek yaptırım mümkün; açıklanan hükme itiraz—CMK m.231/11
HAGB kararına karşı kanun yoluİstinaf (CMK m.272/3 saklı: sonuç olarak belirlenen 15.000 TL’ye kadar adli para cezası, hapisten çevrilenler hariç, kesin); 01.06.2024 öncesi kararlarda itirazHükmün gerekçesiyle tebliğinden itibaren 2 hafta (genel kural)CMK m.231/12, m.272/3, m.273/1, Geçici m.6/2
Kapsam dışı suçlarİşkence, eziyet ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek kamu görevlisi suçları—CMK m.231/14
AYM iptali ve 7589 ile yeni metinAYM, 7499 ile değişik m.231/5-14’ü iptal etti (iptal, RG’den 9 ay sonra yürürlüğe girer; hesapla 30.09.2026); 7589 yeni metni 31.07.2026’da yürürlüğe soktu31.07.2026AYM E.2024/98 K.2025/149 (RG 31.12.2025); 7589 m.15, m.26

Adım adım ne yapacaksınız?

Adım 1: Dava sürerken hazırlık. Kim, hangi belgeyle: siz ve avukatınız; adli sicil kaydı, nüfus ve hizmet belgeleri, zararın giderildiğine dair ödeme belgeleri ile. Duruşmadan önce suç tarihi ve yargılanan suçun cezasının üst-alt sınırlarını netleştirin.

Adım 2: Zarar varsa giderin ve belgeleyin. Dosyada mağdurun veya kamunun uğradığı bir zarar varsa bunu duruşma sonuçlanmadan önce karşılayın; zarar doğmayan bir dosyada (örneğin yalnızca hakaret içeren bir dosyada) bu adım gerekmeyebilir, bunu avukatınızla belirleyin. Zarar varsa mümkünse mağdurun zararının tamamen giderildiğine dair beyanını veya banka dekontunu dosyaya sunun. Zararı derhâl ödeyemeyecekseniz taksit planını mahkemeye bildirin (m.231/9).

Adım 3: Savunmada kanaat unsurunu destekleyin. Çalışma durumu, ailevi sorumluluklar ve yargılama sürecindeki tutumunuz gibi kişilik özelliklerini gösteren bilgileri sunun. Mahkeme bu bilgiye dayanarak yeniden suç işlemeyeceğiniz kanaatine varabilir.

Adım 4: Karar duruşmasında kararı dinleyin. Hüküm fıkrası açıklanırken HAGB’ye karar verilip verilmediğini ve denetim süresi yükümlülüklerini not edin. Hazır bulunan sanığa başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir (CMK m.231/2).

Adım 5: Gerekçeli karar tebliğ edilince kanun yolunu değerlendirin. Önce kararın kesin olup olmadığına bakın: sonuç olarak belirlenen 15.000 TL’ye kadar (dâhil) doğrudan adli para cezasına ilişkin HAGB kararlarında istinaf yolu kapalıdır (CMK m.272/3; m.231/12). Karar kesin değilse istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır (m.273/1). 01.06.2024’ten önce verilmiş bir karar söz konusuysa itiraz yolu uygulanır (Geçici m.6/2). HAGB kararlarında kesinlik sınırı ve sürenin başlangıcı konusunda tereddüt olabileceğinden, süreyi tebliğ evrakıyla birlikte dosya üzerinden kontrol etmek yerindedir.

Adım 6: Denetim süresinde kurallara uyun. Beş yıl boyunca kasten yeni bir suç işlemeyin, koyulan yükümlülükleri yerine getirin ve taksitleri zamanında ödeyin. Tebligatları ve mahkemeden gelen çağrıları takip edin.

Adım 7: Süre bitince düşme kararını doğrulayın. Denetim süresi sorunsuz geçtiğinde mahkeme davanın düşmesine karar verir (m.231/10). Karar çıkmışsa bir örneğini saklayın.

Kanun yolları: istinaf, temyiz ve itiraz

HAGB kararlarında hangi yola gidileceği; kararı hangi mahkemenin verdiğine, ne zaman verildiğine ve kararın kesinlik sınırları içinde kalıp kalmadığına bağlıdır:

  • İlk derece mahkemesi kararı (HAGB verilmesi), 01.06.2024 ve sonrası: İstinaf yoluna başvurulur; ancak CMK m.272/3 hükümleri saklıdır (m.231/12). Bu, her HAGB kararının istinaf edilebileceği anlamına gelmez. 272. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca özellikle şu hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulamaz: hapisten çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 15.000 TL dâhil adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri ve kanunlarda kesin olduğu yazılı hükümler. Anayasa Mahkemesi de 10.07.2025 tarihli kararının “anlam ve kapsam” bölümünde bu fıkranın HAGB bakımından sonucunu şöyle aktarmıştır: hapisten çevrilen adli para cezaları hariç, sonuç olarak belirlenen 15.000 TL dâhil bu miktara kadar olan adli para cezalarına ilişkin HAGB kararları kesin niteliktedir (AYM, E.2024/98, K.2025/149, § 48). Yani doğrudan 15.000 TL’ye kadar adli para cezası verilen ve HAGB’ye karar verilen bir dosyada istinaf yolu kapalıdır; hapis cezası veya hapisten çevrilen adli para cezası söz konusuysa bu sınır uygulanmaz. Tutar, 5271 sayılı Kanunun güncel metnine göredir; ayrıca kanunlarda kesin olduğu yazılı başka hâller bulunabilir.
  • İstinaf süresi: Kesin olmayan kararlarda istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, hükmü veren mahkemeye dilekçe verilerek veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır (m.273/1). Madde 231/12 HAGB için ayrı bir süre öngörmez.
  • 01.06.2024’ten önce verilen kararlar: İtiraz yolu uygulanmaya devam eder ve itirazlar eski hükümlere göre sonuçlandırılır. Ayrıca bu tarihten önce verilen HAGB kararları için denetim süresinde hüküm açıklanır veya yeniden kurulursa, 231/11’e ilişkin kanun yolunda da eski hükümler uygulanır (CMK Geçici m.6/2-b, c).
  • Yargıtayın bozmasından sonra verilen HAGB kararı: Dosya daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olsa bile, bozmadan sonra ilk derece mahkemesinin verdiği HAGB kararı, Ceza Genel Kurulunun 07.01.2026 tarihli kararına göre istinaf yoluna tabidir (aşağıda “7589 ile ne değişti” bölümünde).
  • Bölge adliye mahkemesi kararı: Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında CMK m.286 hükümleri uygulanır (m.231/12). Bu madde, hangi bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz edilemeyeceğini (örneğin beş yıl veya daha az hapis cezaları ile adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar gibi) ve temyize açık kalan suçları sayar. Bu bentlerin bir HAGB kararına nasıl uygulanacağı, dosyadaki suça ve kararın içeriğine göre ayrıca değerlendirilir.
  • İlk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilen HAGB kararı: Temyiz yoluna gidilir; yine 272/3 hükümleri saklıdır. İstinaf ve temyizde karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir (m.231/12).
  • Açıklanan veya yeni kurulan hüküm (denetim süresinde ihlal): İtiraz edilir; itiraz mercii yalnızca m.231/11’deki koşullarla sınırlı olarak değerlendirme yapar.

Akademik literatürde de bu kanun yolu rejimi ayrıntılı olarak tartışılmıştır. Fulya Korkmaz, yalnızca kanun yollarına ilişkin değişikliklere odaklandığı çalışmasında, 7499 sayılı Kanunla HAGB kararlarına karşı getirilen istinaf yolunu ve CMK m.231/11 kapsamında açıklanan veya yeni kurulan hükme karşı itiraz yolunu ceza muhakemesinin temel ilkeleri ve kanun yolları sistemiyle uyum bakımından değerlendirmekte ve çözüm önerileri sunmaktadır (Fulya Korkmaz, “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararı ile CMK m. 231/11 Kapsamında Açıklanan veya Yeni Kurulan Hükme Karşı Gidilebilecek Kanun Yollarına İlişkin Bir Değerlendirme: 7499 Sayılı Kanun ile Yapılan Düzenlemeler Kanun Yolu Bakımından Ne Getirdi?”, Ankara Barosu Dergisi, C.83, S.3, 2025, s.208-238). Sibel Can ve Selen Evirgen ise HAGB’nin hukuki niteliğini, sanık bakımından doğurduğu sonuçları, itiraz kanun yolunda denetimin kapsamını ve Anayasa Mahkemesi kararlarını ele almış; çalışmalarında, 01.06.2024’ten sonra verilen HAGB kararlarına karşı 272. maddenin üçüncü fıkrası saklı kalmak üzere istinaf yoluna başvurulabildiğini belirtmiştir (Sibel Can/Selen Evirgen, “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının Hukuki Denetimi”, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.6, S.2, 2024, s.2072-2128). Doktrinde kanun yolunun uygunluğuna ilişkin eleştirel değerlendirmeler bulunduğunu belirtmekle yetiniyoruz; bu yazıda bu görüşler kanun ve içtihattan ayrı tutulmuştur.

HAGB kararının kaydı ve sonuçları

Kanun, HAGB kararının “bunlara mahsus bir sisteme” kaydedileceğini düzenler. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, maddede belirtilen amaç için kullanılabilir (m.231/13). Adli Sicil Kanunu da HAGB kararlarını “diğer bilgilerin kaydı” arasında sayar ve yalnızca mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet başsavcılığı tarafından bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında istenmesi hâlinde verilmek üzere kaydedilmesini öngörür (5352 sayılı Kanun m.6/1). Yani HAGB kararı, erişimi sınırlı ayrı bir kayıt olarak tutulur ve yalnızca soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak yetkili makamlarca istenmesi hâlinde kullanılır. Davanın düşmesinden sonra bu kaydın ne kadar süreyle saklanacağı veya silinip silinmeyeceği ise 231/13 ve 5352 sayılı Kanun m.6/1’de ayrıca düzenlenmemiştir; bu konuda kesin bir sonuç yazılmamıştır ve gerekirse avukatınızdan bilgi alınmalıdır.

Denetim süresi sorunsuz geçtikten sonra davanın düşmesine karar verilir; hüküm sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaz (m.231/5, 10). Ancak düşme kararı, müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez; çünkü HAGB’nin hukuki sonuç doğurmama kuralı müsadere hükümleri hariç tutulmuştur.

Sık yapılan hatalar

  1. HAGB’yi “kendiliğinden verilir” sanmak. Şartlar varsa dahi kanaat şartı takdire bağlıdır; savunmada ve duruşmada buna dayanak oluşturmak gerekir.
  2. Zarar varsa, gidermeden duruşmaya girmek. Suç nedeniyle zarar doğmuşsa tamamen giderilmesi şarttır; bu eksikse HAGB gündeme gelmez veya taksit planı gerekir.
  3. Daha önceki HAGB kararını unutmak. Önceki bir HAGB’nin denetim süresi sürüyorsa, yeni dosyada kasıtlı suç nedeniyle yeniden HAGB verilemez (m.231/8; Yargıtay CGK, E.2025/335, K.2026/112).
  4. Denetim süresini “bitti” saymak. Süre 5 yıldır ve içinde kasten işlenen bir suç, hükmün açıklanmasına yol açabilir.
  5. Tebliğ tarihini kaçırmak. İstinaf başvurusunda süre tebliğle işler; geç kalınan başvuru incelenmeyebilir.
  6. 7499 ile 7589 değişikliklerini karıştırmak. İstinaf yolu 2024’te (7499), kapsam dışı suçlara ilişkin 14. fıkra 2026’da (7589) değişmiştir; dosya tarihi hangi metnin uygulanacağını belirler.
  7. HAGB’yi beraat sanmak. HAGB’de mahkeme suçun işlendiği kanaatine varmıştır; sonuç, denetim süresi sorunsuz geçerse davanın düşmesidir.
  8. Yükümlülükleri küçümsemek. Eğitim programına devam, gözetim altında çalışma veya belli yerlere gitmeme gibi tedbirlere uyulmaması hükmün açıklanması sonucunu doğurabilir (m.231/11).

Belge listesi

  • Kimlik bilgileriniz ve dosya numarası
  • Dava dilekçesi, iddianame ve duruşma tutanakları
  • Adli sicil ve arşiv kaydı (HAGB kayıtları bunlardan ayrı tutulur ve erişimi sınırlıdır: CMK m.231/13, 5352 sayılı Kanun m.6/1; önceki mahkûmiyet durumunuzu göstermesi bakımından yine de kontrol edilmelidir)
  • Zararın giderildiğine dair banka dekontu, ödeme veya teslim belgeleri
  • Mağdurun zararının giderildiğine ilişkin beyanı veya yazışmalar
  • Çalışma, öğrenim, aile durumunu gösteren belgeler (kişilik özelliklerinin değerlendirilmesi için)
  • Gerekçeli karar ve tebliğ evrakı
  • Denetim süresine ilişkin mahkeme yazıları ve yükümlülüklere uyum belgeleri

Görevli mahkeme / başvuru yeri

HAGB kararını veren mahkeme: Davaya bakan ceza mahkemesidir; ayrı bir HAGB davası açılmaz. Karar, yargılama sonunda hükümle birlikte verilir (CMK m.231/5).

Kanun yolu: Kesin olmayan HAGB kararlarında istinaf istemi, hükmü veren mahkemeye dilekçeyle veya zabıt kâtibine beyanla yapılır (m.273/1); dosya, bölge adliye mahkemesi ceza dairesince incelenir. Kararın CMK m.272/3 kapsamında kesin olup olmadığı yukarıdaki bölümde açıklanmıştır; temyiz ve itiraz yolları da orada ayrıca gösterilmiştir.

Yetki: Genel kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir; kanun yolunda yetki, kararı veren mahkemenin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesine göredir.

Ceza muhakemesinde süreçlerin genel işleyişi için ceza hukuku sayfasına, gözaltı ve ifade aşamasındaki haklar için gözaltı ve tutuklamada şüpheli hakları yazısına, HAGB’nin sık gündeme geldiği suçlardan biri olan hakaret için hakaret şikayeti nasıl yapılır yazısına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

HAGB nedir, kısaca ne anlama gelir? Hükmün açıklanmasının geri bırakılması demektir. Mahkeme mahkûmiyet kanaatine varır ama hükmü açıklamaz; sanığı 5 yıl denetim süresine bırakır. Süre sorunsuz geçerse dava düşer (CMK m.231/5, 8, 10).

HAGB kararı mahkûmiyet midir? Kanuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eder (m.231/5). Yargıtay ise kurumu karma nitelikli ve koşullu bir düşme nedeni olarak tanımlar. Hukuki sonuçlar ve kayıt biçimi için dosyanın somut durumuna bakılması gerekir.

HAGB her suçta verilir mi? Hayır. Hükmolunan ceza 2 yıl veya daha az olmalı ve suç 14. fıkradaki istisnalardan biri olmamalıdır. Ayrıca sanığın şartları taşıması ve mahkemenin kanaat oluşturması gerekir. İşkence, eziyet ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek kamu görevlisi suçları kapsam dışındadır (m.231/14). Bazı suçlarda özel kanun hükümleri de bulunabilir (örneğin TCK m.191); suça özgü kurallar ayrıca kontrol edilmelidir.

HAGB kararına itiraz edebilir miyim? HAGB kararına karşı, CMK m.272/3’teki kesinlik hâlleri saklı kalmak üzere istinaf yoluna başvurulabilir (m.231/12). Örneğin sonuç olarak belirlenen 15.000 TL’ye kadar (dâhil) adli para cezasına ilişkin HAGB kararları kesindir. 01.06.2024’ten önce verilen kararlarda ise itiraz yolu uygulanmaya devam eder (CMK Geçici m.6/2). İstinaf süresi genel kuralda gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki haftadır (m.273/1).

Denetim süresinde yeni bir suç işlersem ne olur? Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlendiği saptanırsa mahkeme hükmü açıklar (m.231/11). Hakkınızda yeni bir soruşturma açılması tek başına bu sonucu doğurmaz. Kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık için mahkeme, durumu değerlendirerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine, erteleme veya seçenek yaptırıma karar verebilir. Açıklanan hükme itiraz edilebilir.

Zararı bir kerede ödeyemezsem HAGB mümkün mü? Zararı derhâl ödeyemeyen sanık hakkında, zararı denetim süresince aylık taksitlerle tamamen gidermesi koşuluyla da HAGB kararı verilebilir (m.231/9). Taksitlerin aksatılması hükmün açıklanması riskini doğurabilir.

HAGB’nin 2026’da değiştiği doğru mu? Evet. 7589 sayılı Kanunun 15. maddesi CMK m.231’in 5-14. fıkralarını yeniden düzenlemiş, 31.07.2026’da yürürlüğe girmiştir. Bu düzenleme, Anayasa Mahkemesinin 7499 sayılı Kanunla getirilen metni iptal eden kararından (E.2024/98, K.2025/149) sonra yapılmıştır. Öne çıkan fark kapsam dışı suçlara ilişkin 14. fıkradır. İstinaf yolu ise 2024’te (7499) gelmiştir. Eski dosyalara hangi metnin uygulanacağı için ayrıca değerlendirme gerekir.

Kaynaklar

Mevzuat: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231, m.272, m.273, m.286, m.291, Geçici m.6; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.7, m.51, m.191; 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.6; 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m.15, m.26, Geçici m.1 (RG 31.07.2026, 33326).

Anayasa Mahkemesi:

İçtihat:

Akademik:

  • Fulya Korkmaz, “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Kararı ile CMK m. 231/11 Kapsamında Açıklanan veya Yeni Kurulan Hükme Karşı Gidilebilecek Kanun Yollarına İlişkin Bir Değerlendirme: 7499 Sayılı Kanun ile Yapılan Düzenlemeler Kanun Yolu Bakımından Ne Getirdi?”, Ankara Barosu Dergisi, C.83, S.3, 2025, s.208-238, DOI: 10.30915/abd.1723171.
  • Sibel Can/Selen Evirgen, “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının Hukuki Denetimi”, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.6, S.2, 2024 (çevrimiçi yayın: 03.01.2025), s.2072-2128, DOI: 10.47136/asbuhfd.1561869.

İlgili sayfalar: Ceza hukuku · Gözaltı ve tutuklamada şüpheli hakları · Hakaret şikayeti nasıl yapılır

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olay için hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve içtihat zamanla değişebilir; süreler ve şartlar olayın ayrıntılarına göre farklılaşabilir.

UyarıBu sitedeki makaleler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya dosyaya özgü görüş yerine geçmez. Makalelerin telif hakkı BGL Hukuk & Danışmanlık’a aittir; izinsiz kopyalanarak veya özetlenerek başka sitelerde yayımlanması hâlinde hukuki yollara başvurulur.

Yorumlar kapalı

WhatsApp'tan İletişime GeçHemen Ara