Hukuki danışmanlık, kişilerin ve kurumların karşılaşabilecekleri hukuki riskleri önceden görebilmesi, mevcut sorunlarını doğru yönetebilmesi ve haklarını etkin biçimde kullanabilmesi için başvurulan bir hizmettir. Mevzuatın sık değiştiği bir ortamda, yalnızca dava aşamasında değil günlük hayatta alınan pek çok kararda da hukuki değerlendirme belirleyici olabilir. Bu yazıda hukuki danışmanlığın ne olduğunu, kimin tarafından verilebileceğini, kimler için neden önemli olduğunu ve sık yapılan…
Hukuki danışmanlık, kişilerin ve kurumların karşılaşabilecekleri hukuki riskleri önceden görebilmesi, mevcut sorunlarını doğru yönetebilmesi ve haklarını etkin biçimde kullanabilmesi için başvurulan bir hizmettir. Mevzuatın sık değiştiği bir ortamda, yalnızca dava aşamasında değil günlük hayatta alınan pek çok kararda da hukuki değerlendirme belirleyici olabilir. Bu yazıda hukuki danışmanlığın ne olduğunu, kimin tarafından verilebileceğini, kimler için neden önemli olduğunu ve sık yapılan hataları anlatıyoruz.
Hukuki danışmanlık nedir ve kim tarafından verilir?
Hukuki danışmanlık; bir durumun hukuki açıdan değerlendirilmesi, uygulanabilecek yolların, risklerin ve muhtemel sonuçların ortaya konması ve buna göre yol gösterilmesidir. Bu hizmet yalnızca bir uyuşmazlık çıktığında değil, bir işlem yapılmadan önce de alınabilir.
Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, yargı mercileri önünde hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek ve bu işlere ait evrakı düzenlemek yalnız baroda yazılı avukatlara aittir (1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.35/1). Bununla birlikte dava açmaya ehil herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve takip edebilir (Avukatlık K. m.35/3).
Kanun, avukatlığın amacını da hukuki ilişkilerin düzenlenmesi ve uyuşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun biçimde çözümlenmesi olarak tanımlar (Avukatlık K. m.2/1). Bu tanım, danışmanlığın yalnızca sorun çözmeye değil, ilişkileri baştan doğru kurmaya da yönelik olduğunu gösterir.
Önleyici bir yaklaşım olarak hukuki danışmanlık
Hukuki danışmanlık, yalnızca bir uyuşmazlık ortaya çıktığında başvurulan bir destek olarak görülmemelidir. Asıl işlevi, olası riskleri önceden tespit ederek sorunların doğmadan engellenmesidir. Bir sözleşme imzalanmadan önce yapılan inceleme, çoğu zaman sonradan açılacak bir davadan daha az maliyetli ve daha hızlı bir çözüm sunar.
Uyuşmazlık çıktığında da danışmanlık, dava dışı çözüm yollarını değerlendirmeye imkân verir. Örneğin avukatlar, dava açılmadan önce veya dava açılmış olup henüz duruşma başlamadan, tarafların kendi iradeleriyle sonuç elde edebilecekleri konularda karşı tarafı uzlaşmaya davet edebilir; sağlanan uzlaşmaya ilişkin tutanak ilam niteliğindedir (Avukatlık K. m.35/A).
Şirketler ve kurumlar için hukuki danışmanlık
Ticari faaliyette bulunan şirketler açısından hukuki danışmanlık geniş bir alanı kapsar. Sözleşmelerin hazırlanması ve incelenmesi, personel ve iş ilişkileri, ticari ortaklıklar, alacak takibi ve mevzuata uyum süreçleri bunların başında gelir. Şirket yapısındaki değişikliklerde ve büyük yatırımlarda da işlem öncesi hukuki değerlendirme, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların önüne geçebilir.
Bazı kuruluşlar için avukatla çalışmak bir tercih değil, yasal bir yükümlülüktür. Kanunda belirlenen esas sermaye ölçütünü karşılayan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır (Avukatlık K. m.35/3). Bu yükümlülüğe aykırı davranan kuruluşlara, sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için idari para cezası verilir (Avukatlık K. m.35/3).
Şirketlere yönelik hizmet kapsamı hakkında daha fazla bilgi için kurumsal hukuki danışmanlık sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Bireyler için hukuki danışmanlık
Bireyler için hukuki danışmanlık; aile hukuku, miras hukuku, gayrimenkul işlemleri, kira ilişkileri, borç ilişkileri ve kişisel haklar gibi pek çok konuda güvenli hareket etmeyi sağlar. Yanlış veya eksik bilgiyle atılan adımlar, ileride telafisi güç sonuçlara yol açabilir.
Danışmanlık, bir uyuşmazlıkta dava yoluna gidilip gidilmeyeceği kararında da yol gösterir. Hangi delillerin elde bulunduğu, hangi sürelerin işlemeye başladığı ve uyuşmazlığın arabuluculuk ya da uzlaşma gibi yollarla çözülüp çözülemeyeceği, bu kararı doğrudan etkileyen başlıca sorulardır. Bu soruların baştan yanıtlanması, gereksiz masraf ve zaman kaybını önler.
Örneğin bir taşınmaz satın alınmadan önce tapu kaydının ve takyidatların incelenmesi, kira sözleşmesinin imzalanmadan önce gözden geçirilmesi ya da mirasın paylaşımında hakların ve sürelerin baştan belirlenmesi, sonradan doğabilecek uyuşmazlıkları önemli ölçüde azaltır. Sözleşmelerin bu açıdan önemine sözleşme hazırlama ve incelemeye ilişkin yazımızda ayrıca değindik.
Danışmanlık süreci, gizlilik ve sık yapılan hatalar
Danışmanlık sürecinde önce mevcut durum ve belgeler ayrıntılı biçimde incelenir. Ardından uygulanabilecek hukuki yollar, olası riskler ve muhtemel sonuçlar açık ve anlaşılır bir dille aktarılır. Bu süreçte gizlilik temel bir ilkedir: avukatların kendilerine tevdi edilen veya görevleri dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa vurmaları yasaktır (Avukatlık K. m.36/1). Avukatın bu hususlarda tanıklık edebilmesi iş sahibinin muvafakatine bağlıdır; muvafakat olsa dahi avukat tanıklıktan çekinebilir (Avukatlık K. m.36/2).
Uygulamada sık karşılaşılan hatalar ve bunlara bağlı süre riskleri şunlardır:
- Sözleşmeyi imzaladıktan sonra hukuki değerlendirme istemek; önleyici incelemenin en etkili olduğu an imzadan öncesidir.
- Dava şartı arabuluculuğa tabi bir uyuşmazlıkta doğrudan dava açmak; bu durumda dava usulden reddedilir (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A-2).
- Kendisine dava açılan tarafın cevap süresini kaçırması; bu süre kural olarak tebliğden itibaren iki haftadır (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.127/1).
- Aleyhe verilen kararın tebliğinden sonra istinaf süresini kullanmadan geçirmek; istinaf süresi tebliğden itibaren iki haftadır (HMK m.345/1).
- Belgeleri eksik veya parça parça paylaşmak; değerlendirmenin sağlıklı olması, tüm belgelerin baştan incelenmesine bağlıdır.
Sonuç
Hukuki danışmanlık yalnızca sorun çözen değil, sorunun oluşmasını engelleyen bir hizmettir. Bireysel ya da kurumsal fark etmeksizin, işlem öncesinde alınan hukuki değerlendirme hem riskleri hem de süre kaynaklı hak kayıplarını azaltır. Hukuki süreçlerde bilinçli hareket etmek, çoğu zaman doğru soruyu doğru zamanda sormakla başlar.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut durumunuz için belgelerinizin ve sürelerin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.




Yorumlar kapalı