Boşanmada velayet ve kişisel ilişki, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve edinilmiş mallara katılma rejimi; TMK m.175, 182, 202, 218, 236 ve 336 çerçevesinde.
Boşanma kararı ile birlikte çocuklarla ilişkin düzenleme, nafaka ve mal paylaşımı da karara bağlanır ya da sonraki aşamada ayrı davalarla çözülür. Bu yazıda temel kuralları özetliyoruz.
Velayet ve kişisel ilişki
TMK m.336’ya göre evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hali gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir. Boşanmada velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir.
TMK m.182 uyarınca mahkeme, boşanma veya ayrılığa karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinler ve ana-babanın haklarını ile çocukla kişisel ilişkilerini düzenler. Velayet kendisine verilmeyen eşin çocukla kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararı esas tutulur. Mahkeme kararında, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini de ihtar eder.
İştirak nafakası
Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (m.182/3). Hâkim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir.
Yoksulluk nafakası
TMK m.175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Nafakanın miktarı ve süresi, tarafların durumuna ve sonradan değişen koşullara göre mahkemece değerlendirilir; bu konuda uygulama ve mevzuat değişebildiğinden somut dosyada güncel hükümler ayrıca incelenmelidir.
Mal rejimi: edinilmiş mallara katılma
Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi yasal mal rejimidir (m.202); eşler mal rejimi sözleşmesiyle kanunda sayılan diğer rejimlerden birini seçmediyse bu rejim uygulanır. Rejim, her eşin edinilmiş malları ile kişisel mallarını kapsar (m.218). Rejimin sona ermesi halinde her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur ve alacaklar takas edilir (m.236/1). Zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir (m.236/2).
Hangi malların edinilmiş, hangilerinin kişisel mal sayılacağı ve artık değerin nasıl hesaplanacağı çoğu dosyada uzun bir inceleme gerektirir. Mal rejiminin tasfiyesi, çoğu zaman boşanma davasından ayrı bir davada talep edilir.
Dikkat edilecek noktalar
- Çocukla ilgili kararlarda ölçüt tarafların beklentisi değil çocuğun yararıdır.
- Anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka, velayet ve mal paylaşımına ilişkin hükümlerin açık yazılması ileride uyuşmazlığı azaltır.
- Boşanma sebepleri ve türleri için boşanma sebepleri yazımıza bakınız.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m.175, m.182, m.202, m.218, m.236, m.336
İlgili yazılar
Aile ve Boşanma Hukuku sayfasına git →




Yorumlar kapalı