Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, özel boşanma sebepleri ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması; TMK m.161-166 ve 2024 tarihli 7532 sayılı Kanun değişikliği çerçevesinde.
Türk Medeni Kanunu’na (TMK) göre boşanma, ancak kanunda sayılan sebeplerden birine dayanılarak ve mahkeme kararıyla gerçekleşir. Boşanma davaları temelde iki grupta toplanır: eşlerin anlaşarak boşandığı anlaşmalı davalar ve bir sebebe dayanılarak yürütülen çekişmeli davalar.
Anlaşmalı boşanma
TMK m.166/3’e göre evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Ancak boşanma kararı için şunlar gerekir:
- Hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi,
- Boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hakkında taraflarca kabul edilen düzenlemeyi (protokolü) uygun bulması.
Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; bu değişiklikleri taraflar da kabul ederse boşanmaya hükmedilir.
Çekişmeli boşanma: özel sebepler
Kanun, bazı eylemleri doğrudan boşanma sebebi olarak düzenlemiştir:
- Zina (m.161): Dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminden başlayarak beş yıl geçmekle düşer. Affeden eşin dava hakkı yoktur.
- Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (m.162): Aynı şekilde altı ay ve beş yıllık süreler söz konusudur.
- Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (m.163): Küçük düşürücü bir suç işlenmesi veya haysiyetsiz hayat sürülmesi nedeniyle birlikte yaşamanın diğer eşten beklenememesi halinde her zaman dava açılabilir.
- Terk (m.164): Ayrılık en az altı ay sürmüş, sürmekte ve hâkim veya noter aracılığıyla yapılan ihtar sonuçsuz kalmış olmalıdır. İhtarda iki ay içinde ortak konuta dönülmesi istenir; ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.
- Akıl hastalığı (m.165): Hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmelidir.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması
TMK m.166/1’e göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Bu genel sebepte kusur önem taşır: davacının kusuru daha ağırsa davalının davaya itiraz hakkı vardır. Ancak itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya yine de karar verilebilir (m.166/2).
2024 değişikliği: dava reddi sonrası bir yıl
TMK m.166’nın dördüncü fıkrası 14.11.2024 tarihli 7532 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Güncel metne göre boşanma sebeplerinden biriyle açılmış davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi halinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Değişiklik öncesi metindeki süreyi esas alan eski kaynaklar bu bakımdan güncel olmayabilir.
Boşanmanın sonuçları
Boşanma kararı yalnızca evliliği sona erdirmez; velayet, kişisel ilişki, nafaka ve mal rejiminin tasfiyesi gibi sonuçlar da doğurur. Bunlar için velayet, nafaka ve mal rejimi yazımıza bakabilirsiniz. Aile içinde şiddet veya şiddet tehdidi söz konusu ise 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler de gündeme gelebilir.
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m.161-166 (boşanma sebepleri), m.166/4 (7532 sayılı Kanunla değişik)
- 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun — koruyucu ve önleyici tedbirler
İlgili yazılar
Aile ve Boşanma Hukuku sayfasına git →




Yorumlar kapalı