Kanuni faiz oranı kaç ve temerrüt faizi nasıl hesaplanır? 7589 sayılı Kanun sonrası

  • Sözleşmeler Hukuku
  • Kanuni faiz oranı kaç ve temerrüt faizi nasıl hesaplanır? 7589 sayılı Kanun sonrası
Yükselen altın para basamakları ve kum saati: kanuni faiz ve temerrüt faizi

Kanuni faiz sabit bir yüzde değil, reeskont oranının yüzde 80'idir. Temerrüt ve avans faizi, sözleşme faizi sınırları ve 7589 değişikliği.

Kısa cevap Kanuni faiz oranı sabit bir yüzde değildir. 3095 sayılı Kanun m.1’e göre (7589 sayılı Kanunla değişik, 31.07.2026’dan itibaren), Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni olarak bulunur; 30 Haziran’da oran 5 puan veya daha çok değişmişse yılın ikinci yarısında o günkü oranın yüzde sekseni geçerlidir. Sözleşmede aksi yoksa temerrüt faizi de bu orana göre işler; ticari işlerde avans faiz oranı daha yüksekse bu oran talep edilebilir (m.2). Yazıdaki rakamlar yalnızca hesaplama örneğidir; güncel reeskont ve avans oranlarını Merkez Bankasının tablosundan ve Resmî Gazete’den kontrol edin (ayrıntı aşağıda). 7589 öncesi dönemlere uygulama ise kaynaklarda henüz netleşmemiştir. Faiz türünü ve başlangıç tarihini talebinizde açıkça yazın.

“Alacağım için hangi faizi isteyebilirim, borcum geciktiğinde ne kadar faiz öderim?” sorusu, sözleşme uyuşmazlıklarının, icra takiplerinin ve alacak davalarının neredeyse her aşamasında karşımıza çıkar. Faiz türünü yanlış seçmek ya da başlangıç tarihini yanlış yazmak, haklı bir alacakta bile eksik tahsile yol açabilir. 16.07.2026 tarihinde kabul edilen 7589 sayılı Kanun, kanuni faizin belirlenme yöntemini değiştirdi. Bu yazıda kanuni faiz, temerrüt faizi, avans faizi ve sözleşme faizi arasındaki farkı, oranın nasıl hesaplandığını, faizin ne zaman başladığını, sözleşmeyle kararlaştırılan faizin sınırlarını ve Yargıtay’ın faiz türü talebine ilişkin yaklaşımını sırasıyla anlatıyoruz.

Önce şunu yapın

1. Alacağın ve borcun niteliğini belirleyin. Borç ticari iş niteliğinde mi, yoksa ticari olmayan bir işlem mi? Bu soru, tarafların tacir olup olmadığından farklıdır: ticari iş, TTK m.3/1’e göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerdir; bir tacirin borçlarının ticari olması asıl sayılır (TTK m.19/1) ve taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşme, kanunda aksine hüküm yoksa diğeri için de ticari iş sayılır (m.19/2). Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenebilir (TTK m.8/1; tüketici işlemlerine ilişkin hükümler saklıdır) ve avans faizi gündeme gelebilir; ticari olmayan işlerde ise kanunun koyduğu sınırlar uygulanır.

2. Sözleşmedeki faiz maddesini okuyun. Sözleşmede oran, faiz başlangıcı veya “gecikme faizi” yazıyorsa öncelikle o hüküm dikkate alınır; kanun, ancak sözleşme yoksa ya da sınırı aşıyorsa devreye girer.

3. Temerrüt tarihini belirleyin. Muaccel bir borçlu kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. İfa günü sözleşmeyle (ya da sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanılarak usulüne uygun bildirimle) belirlenmişse, bu günün geçmesiyle ihtarsız temerrüt oluşur; yalnızca borcun muaccel olması bunun için yeterli değildir. Haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte temerrüt oluşur; ancak zenginleşen iyi niyetliyse bildirim şarttır (TBK m.117). Faizin başlangıcı bu tarihe bağlıdır.

4. Faiz türünü seçin ve açıkça yazın. “Yasal faiz”, “avans faizi” ve “en yüksek mevduat faizi” aynı şey değildir. Yargıtay, taleple bağlılık ilkesi nedeniyle talebinizdeki faiz türüne göre karar verir; Hukuk Genel Kurulu faiz türü tercihini yenilik doğuran bir seçim hakkı olarak değerlendirdiğinden ilk tercihinizi sonradan değiştirmek zor olabilir (aşağıda ayrıntılı).

5. 31.07.2026 tarihini işaretleyin. Yeni kanuni faiz metni 31.07.2026’da yürürlüğe girmiştir. Faiz dönemi bu tarihten önce başlayan alacaklarda hangi oranın uygulanacağı ayrıca değerlendirilmelidir (aşağıda “7589 ile ne değişti?” bölümüne bakınız).

Faiz türleri: kanuni faiz, temerrüt faizi, avans faizi ve sözleşme faizi

Faiz türüNe demektir?Dayanak
Kanuni (yasal) faizFaiz ödenmesi gereken hâllerde oranın sözleşmeyle belirlenmemiş olması durumunda uygulanan kanundan doğan oran3095 m.1; TBK m.88/1
Temerrüt (gecikme) faiziPara borcunu zamanında ödemeyen borçlunun, kusuru aranmaksızın gecikme süresi için ödediği faiz3095 m.2; TBK m.120
Avans faiziTicari işlerde, Merkez Bankasının avanslar için uyguladığı oran kanuni orandan fazlaysa temerrüt faizinin bu oran üzerinden istenebilmesi3095 m.2/2
Sözleşme (akdi) faiziTarafların kararlaştırdığı faiz; ticari olmayan işlerde kanuni sınırlara tabiTBK m.88/2; TTK m.8
Yabancı para borcunda faizDaha yüksek faiz kararlaştırılmamışsa, Devlet Bankalarının bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz3095 m.4/a

7589 sayılı Kanunla ne değişti?

7589 sayılı Kanunun 10. maddesi 3095 sayılı Kanunun 1. maddesini yeniden yazmıştır (kabul tarihi 16.07.2026; Resmî Gazete 31.07.2026, sayı 33326). 3095 sayılı Kanuna ekli değişiklik listesine göre bu değişiklik 31.07.2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yeni metinde TBK ve TTK’ya göre faiz ödenmesi gereken hâllerde, miktarı sözleşmeyle tespit edilmemişse ödeme, yıllık olarak Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır. Söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur (3095 m.1).

Bu formülün üç noktası önemlidir:

  • Referans, Merkez Bankasının reeskont oranıdır. Bu oran Resmî Gazete’de “Reeskont ve Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranlarının Tespiti” başlıklı tebliğle ilan edilir.
  • Çarpan yüzde 80’dir. Kanuni faiz, referans oranın tamamı değil yüzde sekseni kadardır.
  • Yıl içinde güncelleme şartı: 30 Haziran günkü oran, bir önceki 31 Aralık’taki orandan 5 puan veya daha fazla farklıysa ikinci yarıda 30 Haziran’daki oran esas alınır.

Hesaplama örneği (oranın bulunması)

Aşağıdaki rakamlar tamamen varsayımsaldır; güncel bir faiz oranı, resmî bir ilan veya gerçek bir dönemin oranı değildir. Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yıllık %40,00 olduğunu varsayalım:

  • Varsayımsal reeskont oranı: %40,00
  • Yüzde sekseni: 40,00 × 0,80 = %32,00

Bu bir hesaplama örneğidir; resmî bir “kanuni faiz oranı ilanı” değildir. Gerçek bir hesapta reeskont ve avans oranları, ilgili dönem için Merkez Bankasının ilan ettiği oranlardan alınmalıdır. Referans oranlar kanundaki 31 Aralık ve 30 Haziran mekanizmasına göre belirlenir; bu mekanizma dışındaki bir güncellemenin kanuni faizi otomatik değiştireceği düşünülmemelidir. Yeni formülün hangi dönemlere uygulanacağını bu yazıdan çıkarmamak, güncel kaynaklardan ayrıca teyit etmek gerekir (aşağıdaki geçiş bölümüne bakınız).

Formülü gerçek verilere uygularken

Formülü gerçek bir dosyaya uygulamak için Merkez Bankasının internet sitesindeki “reeskont ve avans faiz oranları” tablosundan iki oranın alınması gerekir: ilgili dönem için esas alınacak 31 Aralık (gerekirse 30 Haziran) günü geçerli reeskont iskonto oranı ve ticari işlerde uygulanacaksa avans faiz oranı. Kanuni faiz, reeskont oranının yüzde sekseni olarak bulunur; ticari işlerde avans faizi bu orandan yüksekse avans faizi esas alınabilir. Bu yazıda güncel bir oran verilmemiştir; çünkü oranlar değişebilir ve hesabın yapıldığı günün tablosundan alınmalıdır.

İki noktaya dikkat edilmelidir. Birincisi, hesaplanan değer Merkez Bankasının veya başka bir makamın ilan ettiği bir “kanuni faiz oranı” değil, kanun formülünün uygulanmasıyla bulunan bir sonuçtur. İkincisi, yeni formül 31.07.2026’da yürürlüğe girmiştir; bu tarihten önceki dönemler için hangi oranın uygulanacağı aşağıdaki geçiş bölümünde anlatılan belirsizliğe tabidir.

Eski ve yeni dönem ayrımı

7589 sayılı Kanunun geçici hükümleri, 3095 sayılı Kanun m.1 bakımından ayrı bir geçiş kuralı içermemektedir; Geçici m.1 yalnızca belirli başka kanun hükümleri için geçiş kuralları getirir. 3095 sayılı Kanunun kendi geçici maddeleri ise 1984 ve 1999 tarihli kanunların yürürlüğüne ilişkindir ve 7589’a uygulanacağı söylenemez.

Bu nedenle şu soruların cevabı kanun metninden doğrudan çıkmamaktadır: 31.07.2026’dan önce faiz borcu doğmuş, ancak ödenmemiş bir alacakta eski oran mı yoksa yeni formül mü uygulanacaktır? Kanunun 30 Haziran kontrolü, yeni metin 30 Haziran 2026’dan sonra yürürlüğe girdiği için 2026’nın ikinci yarısında nasıl çalışacaktır (oranlar 31.12.2025 ve 30.06.2026 günlerinde aynı kalmışsa bu soru hesabı değiştirmez; yukarıdaki hesaba bakınız)? Türk Borçlar Kanunu m.88/1 ve m.120/1, uygulanacak yıllık oranın faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceğini söyler. Bu ifadeden her alacakta dönemlere ayrı oran uygulanacağı sonucu otomatik olarak çıkarılamaz; çünkü şu sorular birbirinden ayrıdır: faiz borcunun hangi anda doğmuş sayılacağı (alacağın doğduğu gün mü, temerrüt tarihi mi, her faiz gününün işlemesi mi), temerrüdün hangi tarihte gerçekleştiği, oranın dönem içinde (örneğin 30 Haziran kuralıyla) değişip değişmediği ve yeni kanun hükmünün zaman bakımından hangi faiz günlerine uygulanacağı. Yazının hazırlandığı tarihte 7589’un faiz hükmünü uygulayan yerleşik bir yüksek mahkeme kararı bulunamamıştır. Bu yüzden kesin bir kural yazmıyoruz: 31.07.2026 öncesine uzanan alacaklarda hangi oranın ve hangi dönem ayrımının uygulanacağı dosyadaki tarihlere göre ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Anayasa Mahkemesinin 3095 m.1 hakkındaki iptal kararı

Anayasa Mahkemesi, 22.07.2025 tarihli ve E.2024/24, K.2025/164 sayılı kararıyla (Resmî Gazete 01.12.2025, sayı 33094), 3095 sayılı Kanun m.1’in o tarihte yürürlükte olan metnini (yıllık yüzde on iki esasına dayanan, Cumhurbaşkanına oranı belirleme yetkisi veren 5335 sayılı Kanunla değişik metin) sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden iptal etmiştir. Karar, Kahramanmaraş 3. İdare Mahkemesinin itirazı üzerine, deprem nedeniyle yıkılan taşınmazın zararlarının tazmini davasında verilmiş; Anayasa Mahkemesi esasa ilişkin incelemeyi sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileriyle sınırlamıştır. Karar metnine göre uygulanan oran, Cumhurbaşkanı kararıyla 01.06.2024’ten itibaren yıllık yüzde yirmi dörttü. Mahkeme kuralı, Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak 40. maddede düzenlenen etkili başvuru hakkına aykırı bulmuştur; kural 35. ve 40. maddelere aykırı görülerek iptal edildiğinden Anayasa’nın 2., 5., 10., 13., 36., 125. ve 138. maddeleri yönünden ayrıca inceleme yapılmamıştır (5. maddeye aykırılık değerlendirmesi yalnızca iki üyenin karşıoy yazısında geçer). Gerekçede, kanuni faiz oranının hak edildiği hâlde alınamayan paranın enflasyon karşısındaki değer kaybını telafi edecek bir mekanizma içermediği ve alacağın değer kaybının önlenmesi için etkili bir hukuk yolunun bulunmadığı belirtilmiştir. İptal oy çokluğuyla (iki üye karşıoy), iptal hükmünün Resmî Gazete’de yayımından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi ise oybirliğiyle kararlaştırılmıştır.

Bu karar, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme alacaklarında faiz bakımından önemlidir. Ancak şu noktalarda kesin sonuç yazılmamalıdır. Birincisi, iptal edilen metin 7589 öncesi eski metindir; 3095 m.1, 7589/10 ile 31.07.2026’da yeniden yazılmıştır, yani eski metin iptal hükmünün yürürlüğe girmesinden önce değiştirilmiştir. İkincisi, kararın hükmü yürürlük gününü takvim tarihi olarak yazmaz; iptalin “kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra” yürürlüğe gireceğini söyler. Yayım tarihi 01.12.2025 olduğundan dokuz ay sonrası takvimde 01.09.2026 gününe denk gelir (ay sayısı, yayım gününün numarası korunarak ilerletilmiştir). Üçüncüsü, iptalin 7589 ile değişen yeni metne, sözleşmeden kaynaklanmayan borçlara uygulanacak faize ve eski dönemlere etkisi karar metninde ele alınmamıştır (karar eski metne ilişkindir); bu konuda yüksek mahkeme kararı veya doğrulanmış bir kaynak bulunamamıştır. Haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme dosyalarında faiz talebinin dosyaya göre ayrıca belirlenmesi gerekir.

Temerrüt faizi: ne zaman başlar, hangi oranla işler?

Temerrüt nasıl oluşur? Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmişse ya da sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle temerrüt oluşur. Haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur; ancak sebepsiz zenginleşenin iyi niyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır (TBK m.117). Yani her vadeli borç ihtarsız temerrüt doğurmaz: ihtarsız temerrüt, ifa gününün sözleşmeyle ya da usulüne uygun bildirimle belirlendiği hâllerle haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme gibi kanunun saydığı durumlarla sınırlıdır.

Hangi oranla? Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 3095 m.1’de belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür (3095 m.2/1).

Ticari işlerde avans faizi. Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıdaki orandan fazlaysa, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Avans oranı da, 30 Haziran günkü oran önceki yılın 31 Aralık günkü orandan beş puan veya daha çok farklıysa, yılın ikinci yarısında 30 Haziran’daki oranla belirlenir (3095 m.2/2). Yukarıdaki varsayımsal örnekte avans oranının %42,00 olduğunu düşünürsek, formülle bulunan %32,00’den yüksek olduğu için ticari işte avans faizi talep edilmesi hâlinde daha yüksek oran işlerdi (rakamlar varsayımsaldır).

Sözleşme faizi daha yüksekse. Temerrüt faizi miktarı sözleşmede kararlaştırılmamışsa ve akdi faiz miktarı kanundaki orandan fazlaysa, temerrüt faizi akdi faizden az olamaz (3095 m.2/3; aynı yönde TBK m.120/3).

Faiz borcunda temerrüt. Faiz borcunu (örneğin işlemiş akdi faizi) ödemekte temerrüde düşen borçlu, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak temerrüt faizi öder (TBK m.121/1). Bu kural, birikmiş faiz alacağı için takip veya dava tarihinden itibaren faiz işlemesine ilişkindir ve “faize hiçbir hâlde faiz işlemez” biçiminde okunmamalıdır. Yasak ise bunun bir adım ötesindedir: temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez (TBK m.121/3); yani bu şekilde işleyen temerrüt faizi anapara gibi kabul edilip üzerine bir daha temerrüt faizi hesaplanamaz. Faiz borcunda takip veya dava gününden itibaren işleyen temerrüt faizi (m.121/1), bileşik faiz yasağı (3095 m.3) ve TTK m.8/2’deki sınırlı istisna farklı kurallardır; işlemiş faize hangi hâllerde faiz yürütülebileceği dosyaya ve faizin türüne göre ayrıca değerlendirilmeli, kural “her faize faiz işler” ya da “hiçbir faize faiz işlemez” diye özetlenmemelidir.

Mürekkep (bileşik) faiz yasağı

Kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez; ticaret kanunu hükümleri saklıdır (3095 m.3). TTK ise ticari işlerde, faizin en az üç aylık dönemler itibarıyla (“üç aydan aşağı olmamak üzere”) anaparaya eklenerek birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartının yalnızca cari hesaplarla, her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğinde olan ödünç sözleşmelerinde geçerli olduğunu söyler; bu fıkra, sözleşenleri tacir olmayanlara uygulanmaz. Bu fıkraya ve tüketicinin korunmasına ilişkin fıkraya aykırı işletilen faiz yok hükmündedir (TTK m.8/2-4).

Sözleşmeyle kararlaştırılan faizin sınırları

Sözleşmede faiz oranı yazmak mümkündür; ancak ticari olmayan işlerde kanun üst sınır koyar:

  • Akdi faiz: Sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, kanuni faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz (TBK m.88/2).
  • Temerrüt faizi: Sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, kanuni oranın yüzde yüz fazlasını aşamaz (TBK m.120/2).
  • Ticari işler: Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir (TTK m.8/1). Bu serbesti sınırsız değildir: faizin en az üç aylık dönemler itibarıyla anaparaya eklenip birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartı yalnızca TTK m.8/2’deki hâllerde (cari hesaplar ve her iki taraf bakımından ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmeleri) geçerlidir, tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır (m.8/3) ve bu fıkralara aykırı işletilen faiz yok hükmündedir (m.8/4). Özel kanunlarda ayrıca bir düzenleme olup olmadığı da incelenmelidir. Ticari iş, TTK’ya göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiillerdir (TTK m.3/1).
  • Tüketici işlemleri: Tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır (TTK m.8/3). Tüketici sözleşmelerindeki faiz kuralları ayrıca incelenmelidir.

Sınırların nasıl işleyeceğini göstermek için yukarıdaki varsayımsal oranı (%32,00) kullanalım. Bu yalnızca bir hesaplama örneğidir: akdi faiz üst sınırı bu örnekte 32,00 × 1,5 = %48,00; temerrüt faizi üst sınırı 32,00 × 2 = %64,00 olur. Gerçek bir sözleşmede uygulanacak sınır, o tarihte geçerli kanuni orana göre belirlenir.

Doktrinde TBK’nın getirdiği bu faiz üst sınırlarını sözleşme serbestisine müdahale olarak gören ve eleştiren görüşler bulunmaktadır (Şamil Demir, “Türk Borçlar Kanunu’nun Para Borçlarında Faize İlişkin Getirdiği Yenilik ve Sınırlamalar”, Ankara Barosu Dergisi, 2012/4, s.209-231). Bu, kanun ve içtihattan ayrı, akademik bir değerlendirmedir; sınırlar yürürlükteki kanun metni uyarınca uygulanır. Sözleşmedeki ceza koşulu ile faiz ilişkisi için cezai şart: sözleşmede ceza ve indirim yazısına bakabilirsiniz.

Yargıtay faiz türü talebine nasıl bakıyor?

Uygulamada en sık hata, talepte “yasal faiz” ile “avans faizi” arasındaki farkın gözetilmemesidir. Yargıtay kararları bu konuda şu yaklaşımı gösterir:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi (E.2025/3652, K.2026/1195, 02.03.2026). Ticari nitelikteki bir hisse devir sözleşmesinden doğan alacakta Daire, 3095 m.2’de temerrüt faizinin düzenlendiğini, birinci fıkrada ticari işler için dahi oranın yasal faizle aynı belirlendiğini, ikinci fıkrada ise alacaklıya avans faizi oranında isteme hakkı tanındığını belirtmiştir. Dairenin anlatımıyla alacaklı, ticari işlerde temerrüt faizini yasal faiz oranında isteyebileceği gibi avans faizi oranında da isteyebilir. Avans faizi olarak veya bu anlama gelecek şekilde açık talep varsa buna göre; talep farklı bir orana ilişkinse HMK m.26/1’deki taleple bağlılık ilkesi gereği talebin aşılamayacağı gözetilmelidir. Daire, avans faizi isteme hakkı bulunan tarafın en yüksek mevduat faizi istemesi hâlinde en yüksek mevduat faizini geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Somut dosyada davacılar dava dilekçesinde “en yüksek faiz oranı” ile tahsil talep etmişti; Daire genel ilkeyi en yüksek mevduat faizi talebi için açıklamış, somut talebi de ticari işlerde uygulanan avans faizini kapsayan bir talep olarak değerlendirmiştir. Daire, mahkemenin “ticari temerrüt faizi” ifadesini kullanmasını infazda tereddüt uyandıracağı gerekçesiyle (ayrıca hükmedilen tutarın para birimi gösterilmeden yazılması nedeniyle) düzeltmiş ve kararı bu şekilde düzelterek onamıştır. Düzeltme o dosyadaki talep sonucuna bağlıdır; “ticari temerrüt faizi” ifadesi her dosyada avans faizi anlamına gelir şeklinde okunmamalıdır. Daire gerekçesinde Hukuk Genel Kurulunun 07.07.2020 tarihli, E.2017/4-1704, K.2020/534 sayılı kararına atıf yapmıştır.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi (E.2025/315, K.2025/3063, 24.09.2025). Bir yapım (eser) sözleşmesinden doğan alacakta Daire, yüklenici şirketin tacir olduğunu, TTK m.19/1 uyarınca bir tacirin borçlarının kural olarak ticari sayıldığını ve m.19/2 uyarınca taraflardan biri için ticari iş niteliğindeki sözleşmenin diğeri için de ticari iş sayıldığını belirterek, ticari işin varlığı ve açık talep hâlinde 3095 m.2/2 uyarınca alacağa ticari faiz hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davacı yüklenici dava dilekçesinde avans faizi talep ettiğinden, mahkemenin taleple bağlılık kuralı gözetilerek avans faizine hükmetmesi gerekirken yasal faize hükmettiğini tespit etmiş; kararı “yasal faiz” ibaresini “avans faizi” olarak düzelterek onamıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi (E.2025/4095, K.2025/4845, 26.05.2025). İş hukukunda ihbar tazminatına uygulanacak faiz türü genel olarak yasal faizdir; ihbar tazminatı ücret niteliğindeki alacaklardan olmadığından ve faiz için kanunda özel bir düzenleme bulunmadığından yasal faiz uygulanır. Kararın verildiği dosyada işçi yasal faizden az olmamak üzere en yüksek mevduat faizi talep etmişti; Daire, bu talebi ve en yüksek mevduat faizinin yasal faizin altında kalma ihtimalini dikkate alarak en yüksek mevduat faizini geçmemek üzere yasal faiz uygulanması gerektiğini belirtmiştir (kanun yararına bozma). Bu karar, her alacak türü için faiz rejiminin aynı olmadığını göstermesi bakımından önemlidir; “en yüksek mevduat faizini geçmemek” sınırı ise o dosyadaki talep sonucuna bağlıdır. İş alacaklarının faizi için ilgili iş hukuku kuralları ayrıca incelenmelidir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (E.2017/4-1704, K.2020/534, 07.07.2020; karar bankasında E.2017/1704 biçiminde de kayıtlıdır). Kurul, ticari işlerde alacaklının temerrüt faizini 3095 m.2/1’deki yasal faiz oranında isteyebileceğini, m.2/2’ye dayanarak avans faizi oranında da isteyebileceğini belirtmiştir. Kurula göre bu tercih, kanunun alacaklıya tanıdığı, yenilik doğuran bir seçim hakkıdır ve kullanılmakla tükenir. Kurul gerekçesinde ayrıca, dava dilekçesinde yalnızca “faiz” veya “kanuni faiz” denmişse (avans faizi açıkça istenmemişse) alacaklının avans oranı ile diğer oran arasındaki farktan feragat etmiş sayılabileceği yönündeki öğreti görüşüne yer vermiştir. Somut olayda alacaklı, ilaç satışından doğan ticari alacağı için icra takibinde yasal faiz istemiş, ticari avans faizi isteme hakkını saklı tuttuğunu belirtmiş; alacak icra yoluyla tahsil edildikten sonra bakiye ticari faiz farkı için ayrı bir alacak davası açmıştır. Kurul, yasal faiz yönünde seçim yapıldığı ve ticari faizin saklı tutulmasına hukuki sonuç bağlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin direnme kararını, değişik gerekçeyle ve oy çokluğuyla onamıştır. Kurul gerekçesinde ayrıca, asıl alacak sona erdikten sonra işlemiş faizin istenebilmesi için bu hakkın saklı tutulması gerektiğini (TBK m.131/2) hatırlatmıştır. Bu karardan şu çıkar: faiz farkının ayrıca istenebilmesi (TBK m.131/2) ile faiz türü seçiminin sonradan değiştirilebilmesi farklı sorulardır. Ayrı dava veya takip imkânı, ilk talepte yapılan faiz türü seçimini değiştirme hakkı vermez; bu olayda yasal faiz yönünde yapılan seçim kullanılmakla tükendiği için ticari faizin saklı tutulması sonuç doğurmamıştır.

Bu kararlardan çıkan ortak sonuç şudur: faiz türü ve oranı talepte açıkça belirtilmelidir. Hâkim talep sonucuyla bağlıdır; talepten fazlasına ya da başka bir şeye karar veremez (HMK m.26/1).

Süreler ve şartlar tablosu

DurumKuralOran / süreDayanak
Kanuni faizÖnceki yılın 31 Aralık reeskont oranının %80’iYıllık3095 m.1 (7589/10)
Yıl içi güncelleme30 Haziran oranı 31 Aralık oranından 5 puan veya daha fazla farklıysa ikinci yarıda 30 Haziran oranı esas5 puan3095 m.1
Temerrüt faizi (sözleşmede aksi yok)Geçmiş günler için m.1’deki orana göreYıllık3095 m.2/1
Ticari işlerde avans faiziAvans oranı kanuni orandan fazlaysa, sözleşme olmasa da istenebilirAvans oranı (31 Aralık; 30 Haziran’da 5 puan kuralı)3095 m.2/2
Akdi faiz kanuni orandan yüksek, temerrüt faizi yazılmamışTemerrüt faizi akdi faizden az olamazAkdi faiz3095 m.2/3; TBK m.120/3
Akdi faiz üst sınırı (ticari olmayan)Kanuni oranın %50 fazlasını aşamazKanuni oran × 1,5TBK m.88/2
Temerrüt faizi üst sınırı (ticari olmayan)Kanuni oranın %100 fazlasını aşamazKanuni oran × 2TBK m.120/2
Ticari işlerde faizOran serbest; bileşik faiz şartı yalnız cari hesap ve iki taraf için ticari ödünç sözleşmesinde, en az üç aylık dönemlerle geçerli; tüketici hükümleri saklı, aykırı faiz yok hükmündeSözleşmeye göreTTK m.8/1-4
Mürekkep faizYürütülemez (ticari kanun istisnaları saklı)—3095 m.3; TTK m.8/2
Faiz borcunda temerrütFaiz borcunda takip veya dava günü itibarıyla temerrüt faizi; temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürümez—TBK m.121/1, 3
Temerrüdün oluşmasıMuaccel borçta ihtar; ifa günü sözleşmeyle ya da usulüne uygun bildirimle belirlenmişse o günün geçmesi; haksız fiilde fiil, sebepsiz zenginleşmede zenginleşme tarihi (iyi niyetli zenginleşende bildirim şart)—TBK m.117
Yabancı para borcuDaha yüksek faiz kararlaştırılmamışsa Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek faiz—3095 m.4/a
TalepHâkim talep sonucuyla bağlıdır—HMK m.26/1
Yürürlük3095 m.1 yeni metni31.07.20267589 m.10
AYM iptaliEski m.1 metni sözleşmeden kaynaklanmayan borçlar yönünden iptal edildi; iptal hükmü kararın yayımından 9 ay sonra yürürlüğe girer9 ay sonrası: 01.09.2026 (yayım 01.12.2025)AYM E.2024/24, K.2025/164

Adım adım ne yapacaksınız?

Adım 1: Alacağın kaynağını ve türünü yazın (siz). Sözleşme, fatura, haksız fiil veya başka bir sebep; alacak ticari iş niteliğinde mi (TTK m.3/1, 19)? Tarafın tacir olması bu soruyu tek başına cevaplamaz. Bu, avans faizi ve oran serbestisi bakımından belirleyicidir.

Adım 2: Sözleşmedeki faiz hükmünü bulun. Oran, başlangıç ve “gecikme faizi” maddesi var mı? Varsa oranın TBK m.88/2 ve 120/2 sınırlarına uyup uymadığına bakın (ticari olmayan işlerde).

Adım 3: Temerrüt tarihini belirleyin. İfa günü sözleşmeyle ya da usulüne uygun bildirimle belirlenmişse bu günün geçtiği gün; belirlenmemişse alacaklının ihtarının borçluya ulaştığı gün (haksız fiilde fiil tarihi, sebepsiz zenginleşmede zenginleşme tarihi; iyi niyetli zenginleşende bildirim şarttır) (TBK m.117). Gerekirse yazılı ve tarihli bir ihtar çekmek temerrüt tarihini kanıtlamayı kolaylaştırır. Özel kanunlarda temerrüde veya temerrüt faizine ilişkin farklı düzenlemeler bulunabilir; örneğin diğer kanunların bu Kanundaki orandan fazla temerrüt faizi öngören hükümleri saklıdır (3095 m.4).

Adım 4: Faiz türünü seçin. Yasal faiz mi, ticari işlerde avans faizi mi, sözleşme faizi mi? Ticari işte avans faizi istenecekse bunu açıkça yazın (3095 m.2/2; Yargıtay 11. HD ve 6. HD kararları).

Adım 5: Oranı belirleyin ve gerekiyorsa dönemlere ayırın. Oranı Resmî Gazete’de ilan edilen Merkez Bankası reeskont ve avans oranlarından 3095 m.1-2 formülüne göre bulun. 31.07.2026’dan önce başlayan dönemler için yukarıdaki geçiş değerlendirmesini yaptırın.

Adım 6: Faizi kural olarak basit faiz olarak hesaplayın. Kanuni faiz ve temerrüt faizinde mürekkep faiz uygulamayın (3095 m.3); işlemiş faizi anaparaya ekleyip üzerine yeniden faiz yürütmeyin. Ancak “faize faiz yürümez” kuralını mutlak almayın, üç ayrı kural vardır: (a) faiz veya irat borcunu ödemekte temerrüde düşen borçlu, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak temerrüt faizi öder (TBK m.121/1); (b) bu şekilde işleyen temerrüt faizine ise ayrıca temerrüt faizi yürütülemez (TBK m.121/3); (c) ticari işlerde cari hesaplarda ve her iki taraf bakımından da ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmelerinde, faizin en az üç aylık dönemler itibarıyla anaparaya eklenip birlikte tekrar faiz yürütülmesi şartı geçerlidir (TTK m.8/2). Dosyanızda faize faiz yürütülüp yürütülemeyeceği bu kurallara göre dosyaya özgü belirlenir. Günlük hesapta bu yazıdaki örneklerde anapara × yıllık oran × gün sayısı ÷ 365 yöntemi kullanılmıştır; kanun günlük hesap yöntemini göstermez, yılın 365 mi 360 gün sayılacağı ve kısmi ödemelerin hesaba katılma biçimi dosyada hesabı yapan bilirkişi tarafından belirlenir. Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemişse kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir (TBK m.100); gecikme varsa mahsup biçimi ayrıca değerlendirilir. Oran yılın ikinci yarısında 30 Haziran kuralıyla değişmişse hesap dönemlere bölünerek yapılır; 7589 öncesi dönemler için ise hangi oranın uygulanacağı yukarıda anlatılan geçiş belirsizliğine tabidir.

Adım 7: Talebi netleştirin. İcra takibi veya dava dilekçesinde faiz türünü, oranı veya oranın belirlenme yöntemini ve başlangıç tarihini açıkça yazın. Hâkim talebinizle bağlıdır (HMK m.26/1). İcra takibinde faize ve alacağa itiraz süreci için icra takibine itiraz ve itirazın iptali yazısına bakabilirsiniz.

Örnek hesap (kurgusaldır, gerçek bir olayı yansıtmaz)

Ticari olmayan bir para borcunda, 100.000 TL anaparanın bir yıl boyunca temerrütte kaldığını ve yukarıdaki varsayımsal oranın (%32,00) tüm yıl boyunca değişmediğini varsayalım. Basit faiz: 100.000 × 0,32 = 32.000 TL. Mürekkep faiz yürütülmediği için ikinci yıl faizi anapara üzerinden hesaplanır, faizin faizi eklenmez. Aynı borç ticari iş olup alacaklı avans faizini açıkça talep etmişse ve varsayımsal avans oranı %42,00 ise basit faiz 100.000 × 0,42 = 42.000 TL olur. Referans oranlar kanundaki 31 Aralık ve 30 Haziran mekanizmasına göre belirlendiğinden ve oran ikinci yarıda değişebileceğinden gerçek hesap dönemlere bölünerek yapılır. Bu rakamların hiçbiri güncel bir oran değildir.

Sık yapılan hatalar

  1. Kanuni faizi “sabit bir yüzde” sanmak. Oran, Merkez Bankası reeskont oranına bağlı olarak değişir (3095 m.1); yıllar arasında ve yıl içinde farklı olabilir.
  2. Faiz türünü talepte belirtmemek. Yargıtay, talebe bağlı kalır; ticari işte avans faizi isteniyorsa bunun açıkça yazılması gerekir (11. HD, E.2025/3652, K.2026/1195; 6. HD, E.2025/315, K.2025/3063).
  3. “Ticari temerrüt faizi” gibi belirsiz ifade kullanmak. 11. HD, bir dosyada davacıların en yüksek faiz talebi karşısında bu ifadenin infazda tereddüt yaratacağını belirterek “en yüksek banka mevduat faizini geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi” şeklinde düzeltmiştir; bu sonuç o dosyadaki talebe özgüdür. Faiz türünü açıkça yazın.
  4. Temerrüt tarihini yanlış almak. İhtar gereken hâllerde ihtardan, ifa günü sözleşmeyle ya da usulüne uygun bildirimle belirlenmişse bu günden, haksız fiilde fiil tarihinden, sebepsiz zenginleşmede zenginleşme tarihinden faiz başlar; iyi niyetli zenginleşende ise bildirim şarttır (TBK m.117).
  5. Mürekkep faiz hesaplamak. Faizin faizi kural olarak yürütülemez (3095 m.3); temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi işletilemez (TBK m.121/3). Buna karşılık faiz borcunda takip veya dava gününden itibaren temerrüt faizi işleyebilir (TBK m.121/1) ve TTK m.8/2’de sınırlı bir bileşik faiz istisnası vardır; bu üç kuralı birbirine karıştırmayın.
  6. Sözleşme faizinin sınırını unutmak. Ticari olmayan işlerde akdi faiz kanuni oranın %50, temerrüt faizi %100 fazlasını aşamaz (TBK m.88/2, 120/2).
  7. Ticari iş olup olmadığını gözetmemek. Ticari iş niteliği faiz oranı serbestisini ve avans faizini etkiler (TTK m.3/1, m.8/1).
  8. Tüm alacaklara aynı faizi uygulamak. Alacak türüne göre özel faiz rejimleri olabilir; örneğin ihbar tazminatına genel olarak yasal faiz uygulanır (9. HD, E.2025/4095, K.2025/4845).
  9. 7589 öncesi ve sonrası dönemleri ayırmamak. 31.07.2026 tarihinden önceki faiz dönemleri için hangi hesabın yapılacağı dosyadaki tarihlerle birlikte değerlendirilmelidir.

Belge listesi

  • Alacağın dayanağı: sözleşme, fatura, irsaliye, senet veya çek
  • Sözleşmedeki faiz, gecikme faizi ve cezai şart maddeleri
  • Vadenin geçtiğini veya ihtarın tebliğ edildiğini gösteren belge (ihtarname, tebliğ şerhi)
  • Ödeme kayıtları (kısmi ödemelerin tarihleri ve tutarları)
  • Tarafların ticari sıfatını gösteren belgeler (ticaret sicil kaydı, vergi levhası)
  • Merkez Bankası reeskont ve avans oranlarının ilan edildiği Resmî Gazete nüshaları
  • Faiz hesap cetveli (dönemlere ayrılmış)
  • İcra takibi varsa takip talebi ve ödeme emri

Görevli mahkeme / başvuru yeri

Faiz, asıl alacağa bağlı fer’î bir alacaktır; bu nedenle kural olarak asıl alacakla birlikte, asıl alacak için görevli ve yetkili mahkemede veya icra dairesinde istenir. Ancak faiz alacağı bazı hâllerde ayrıca dava veya takip konusu da yapılabilir: asıl borç ifa edilse bile işlemiş faizin ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuşsa ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılıyorsa bu faiz istenebilir (TBK m.131/2). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun yukarıda anılan kararına konu dava da ödenmiş asıl alacağın faiz farkı için açılmış bir alacak davasıdır; ancak o davada talep, alacaklının faiz türü seçimini daha önce yasal faiz yönünde kullanmış olması nedeniyle reddedilmiştir. Faizin ayrıca istenebilmesi, faiz türünü sonradan değiştirme hakkı vermez. Hangi mahkemenin görevli olduğu uyuşmazlığın türüne (ticari dava, genel hukuk mahkemesi, iş mahkemesi, tüketici mahkemesi gibi) göre belirlenir. Faiz türü ve başlangıcı, dava dilekçesinde veya icra takip talebinde açıkça yazılmalıdır; mahkeme talep sonucuyla bağlıdır (HMK m.26/1).

Alacağın niteliğine göre dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk gibi ön şartlar gündeme gelebilir. Ticari uyuşmazlıklar için ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk yazısına, sözleşme hukukunun genel çerçevesi için sözleşmeler hukuku sayfasına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Kanuni faiz oranı kaç? Sabit bir yüzde yoktur. Oran, Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni olarak bulunur; 30 Haziran’da oran 5 puan veya daha çok değişmişse yılın ikinci yarısında 30 Haziran’daki oranın yüzde sekseni esas alınır (3095 m.1). Güncel oran, Merkez Bankasının reeskont tablosundaki ilgili günün oranına formül uygulanarak hesaplanır; Merkez Bankası veya başka bir makam tarafından ilan edilmiş bir “kanuni faiz oranı” yoktur. 31.07.2026 öncesi dönemlerde ayrıca geçiş belirsizliği vardır. Yazıdaki rakamlar varsayımsal örnektir; güncel oranları Merkez Bankası ve Resmî Gazete’den kontrol edin.

Temerrüt faizi ile kanuni faiz aynı mı? Sözleşmede aksi yoksa temerrüt faizi kanuni faiz oranına göre işler (3095 m.2/1). Ancak ticari işlerde avans faiz oranı daha yüksekse temerrüt faizi bu oran üzerinden de istenebilir (m.2/2). Temerrüt faizi, borcun geciktiği süre için ödenen faizdir; kanuni faiz ise oranın belirleme yöntemidir.

Ticari işlerde avans faizi nedir, nasıl istenir? Merkez Bankasının avanslar için uyguladığı oran kanuni oranın üstündeyse, ticari işlerde arada sözleşme olmasa bile temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir (3095 m.2/2). Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ticari işte açık talep hâlinde avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, mahkemenin ise taleple bağlı olduğunu belirtmiştir (E.2025/315, K.2025/3063).

Sözleşmeye istediğim faizi yazabilir miyim? Ticari olmayan işlerde akdi faiz kanuni oranın yüzde elli, temerrüt faizi ise yüzde yüz fazlasını aşamaz (TBK m.88/2, 120/2). Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir (TTK m.8/1); tüketici işlemlerinde tüketici hükümleri saklıdır (m.8/3) ve özel kanunlardaki düzenlemeler ayrıca incelenmelidir.

Faizin faizi istenebilir mi? Kural olarak hayır. Kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez (3095 m.3); temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi işletilemez (TBK m.121/3). Ticari kanun hükümleri saklıdır; TTK m.8/2’deki sınırlı hâllerde, yani cari hesaplarda ve her iki tarafın ticari iş niteliğindeki ödünç sözleşmelerinde, faizin en az üç aylık dönemler itibarıyla anaparaya eklenmesi şartı geçerlidir. Ayrıca faiz borcunu ödemekte temerrüde düşen borçluya takip veya dava gününden itibaren temerrüt faizi işleyebilir (TBK m.121/1); bu nedenle “faize hiçbir hâlde faiz işlemez” denemez.

7589 sayılı Kanun eski alacakları nasıl etkiler? 3095 m.1’in yeni metni 31.07.2026’da yürürlüğe girmiştir ve 7589’da bu madde için ayrı bir geçiş hükmü yoktur. TBK m.88 ve 120, oranın faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirleneceğini söyler. Bu ifadenin her alacakta dönemlere ayrı oran uygulanmasını gerektirip gerektirmediği tartışmalıdır; eski tarihli alacaklarda dönem ayrımının nasıl yapılacağı dosyaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Faiz alacağı ayrıca dava edilebilir mi? Faiz fer’î bir alacaktır ve kural olarak asıl alacakla birlikte istenir. Ancak işlemiş faizin istenmesi hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuşsa ya da durumdan saklı tutulduğu anlaşılıyorsa, asıl borç ödendikten sonra da işlemiş faiz istenebilir (TBK m.131/2). Ancak faiz türü seçimi yenilik doğuran bir haktır; faizin ayrıca istenebilmesi, faiz türünü sonradan değiştirme hakkı vermez. Hukuk Genel Kurulu, yasal faiz yönünde yapılan seçimden sonra ticari faizin saklı tutulmasına hukuki sonuç bağlamamıştır (E.2017/4-1704, K.2020/534).

Anayasa Mahkemesinin kanuni faiz kararı neyi değiştirdi? Anayasa Mahkemesi, 3095 m.1’in 7589 öncesi metnini sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri (haksız fiil, sebepsiz zenginleşme gibi) yönünden, Anayasa’nın 35. maddesindeki mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak 40. maddedeki etkili başvuru hakkına aykırı bularak iptal etmiş; iptalin kararın yayımından dokuz ay sonra (takvimde 01.09.2026) yürürlüğe girmesine hükmetmiştir (E.2024/24, K.2025/164, RG 01.12.2025). İptal edilen metin 7589 ile 31.07.2026’da zaten yeniden yazılmıştır; iptalin yeni metne etkisi karar metninde ele alınmadığından, bu tür alacaklarda faiz talebi dosyaya göre ayrıca belirlenmelidir.

Faiz hesabı yaparken hangi oranı kullanacağımı nereden öğrenirim? Merkez Bankasının reeskont ve avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranlarını Resmî Gazete’de yayımlanan “Reeskont ve Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranlarının Tespiti” tebliğinden ve Merkez Bankasının internet sitesindeki reeskont ve avans oranları tablosundan öğrenebilirsiniz. Kanuni faiz oranı için bu oranlara 3095 m.1’deki formülü uygulamak gerekir.

Kaynaklar

Mevzuat: 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m.1-4/a (m.1, 7589 sayılı Kanunun 10. maddesiyle değişik); 7589 sayılı Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (RG 31.07.2026, 33326); 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.88, 100, 117, 120, 121, 131; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.3, 8, 19; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.26; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası “Reeskont ve Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranlarının Tespiti” tebliğleri (güncel oranlar için).

İçtihat:

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E.2025/3652, K.2026/1195, 02.03.2026
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E.2025/315, K.2025/3063, 24.09.2025
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E.2025/4095, K.2025/4845, 26.05.2025
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2017/4-1704 (karar bankasında 2017/1704), K.2020/534, 07.07.2020
  • Anayasa Mahkemesi, E.2024/24, K.2025/164, 22.07.2025, RG 01.12.2025, 33094 (https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/kbb/?id=4fad52b3-aceb-3f37-b9bc-9051cfba529b)

Akademik:

  • Şamil Demir, “Türk Borçlar Kanunu’nun Para Borçlarında Faize İlişkin Getirdiği Yenilik ve Sınırlamalar”, Ankara Barosu Dergisi, 2012/4, s.209-231.

İlgili sayfalar: Sözleşmeler hukuku · İcra takibine itiraz ve itirazın iptali · Cezai şart: sözleşmede ceza ve indirim

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut bir olay için hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat, faiz oranları ve içtihat zamanla değişebilir; hesaplamalar olayın ayrıntılarına göre farklılaşabilir.

UyarıBu sitedeki makaleler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya dosyaya özgü görüş yerine geçmez. Makalelerin telif hakkı BGL Hukuk & Danışmanlık’a aittir; izinsiz kopyalanarak veya özetlenerek başka sitelerde yayımlanması hâlinde hukuki yollara başvurulur.

Yorumlar kapalı

WhatsApp'tan İletişime GeçHemen Ara