İş kazası tazminatı ve SGK hakları: iş kazası geçirdiyseniz ne yapmalısınız?

  • İş Hukuku
  • İş kazası tazminatı ve SGK hakları: iş kazası geçirdiyseniz ne yapmalısınız?
Atölye rafında baret ve iş eldiveni: iş kazası tazminatı ve SGK hakları

İş kazası tazminatı: bildirim süresi, SGK ödenek ve gelir hakları, işverenin sorumluluğu, rücu, zamanaşımının dava türüne göre değişmesi ve arabuluculuk.

Kısa cevap İş kazası sonrası iki ayrı hak gündeme gelebilir: sigortalılık ve sağlık koşulları varsa SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneği ve (kalıcı kayıp varsa) sürekli iş göremezlik geliri; işverenin veya başka bir sorumlunun sorumluluk koşulları gerçekleşmişse bunlardan iş kazası tazminatı (maddi ve manevi). İlk adım, kazanın kolluğa ve SGK’ya bildirilmesini sağlamak ve tüm tıbbi belgeleri toplamaktır; işveren kazadan sonra en geç 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmek zorundadır. İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat davalarında arabulucuya başvurmak dava şartı değildir (7036 m.3/3). Dava süreleri, SGK hakları ve tazminat için aynı değildir ve dosyaya göre değişir.

Kaza ağır ya da hafif olsun, aşağıdaki bilgiler sırayla ilerlemenizi kolaylaştırır. Yazıdaki kurallar genel çerçevedir; her dosyada kaza şekli, kusur dağılımı ve sağlık durumu sonucu değiştirir.

Önce şunu yapın

1. Sağlık hizmetine başvurun ve kaydı koruyun. Kaza yerinden acile gidin. Muayene, epikriz, istirahat raporu ve taburcu belgelerinin hepsini saklayın. İstirahat raporu hem ödenek hem ispat için temeldir.

2. Kazanın bildirildiğinden emin olun. Kanuna göre işveren, kazayı yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, SGK’ya ise en geç kazadan sonraki üç iş günü içinde bildirmek zorundadır (5510 m.13; 6331 m.14). Bildirim yapılıp yapılmadığını işverenden ve SGK kayıtlarından öğrenin.

3. Kazayı kendi cümlelerinizle yazıp saklayın. Nerede, saat kaçta, hangi makine ya da iş sırasında, kimlerin yanında olduğunuzu tarihli bir nota geçirin. Tanıkların adını not edin.

4. Fotoğraf ve belge toplayın. Kaza yerinin, makinenin, koruyucu donanımın fotoğrafını (mümkünse) alın; maaş bordroları, iş sözleşmesi, işe giriş bildirgesi gibi belgeleri bir araya getirin.

5. Kolluk veya savcılıkta ifadenizi verirken dikkatli olun. İfadeye yazılan her cümle sonradan dava dosyasına girer. Hatırlamadığınız ayrıntıyı tahmin ederek söylemeyin.

6. Hiçbir belgeyi okumadan imzalamayın. İşverenin “ibra”, “feragat” ya da “alacağım kalmadı” içerikli belgeleri bu aşamada önünüze koyması mümkündür. Aynısı arabuluculuk anlaşma tutanağı için de geçerlidir (aşağıda).

Süreler ve şartlar tablosu

DurumKuralSüreDayanak
İş kazasının kolluğa bildirimiİşveren bildirirDerhal5510 m.13
İş kazasının SGK’ya bildirimiİşveren bildirirKazadan sonra en geç 3 iş günü5510 m.13; 6331 m.14/2-a
Bildirim yapılmazsaİşverenin bildirmesi gereken hâllerde (4/1-a ve m.5 kapsamındaki sigortalılar) bildirim süresinde yapılmazsa bildirim tarihine kadarki geçici iş göremezlik ödeneği SGK tarafından işverenden tahsil edilir. Bağımsız çalışan (4/1-b) sigortalı bildirimi kendisi yapar; m.21/2 yalnızca işverenin bildirim süresine bağlıdır, bağımsız çalışanın gecikmesinin sonuçları SGK’dan ayrıca teyit edilmelidirBildirim süresi aşılırsa5510 m.13/2, 21/2; 6331 m.14
Geçici iş göremezlik ödeneğiİstirahat raporu şartı; yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayaktan tedavide üçte ikisiRapor süresince5510 m.18
Sürekli iş göremezlik geliriMeslekte kazanma gücü kaybı en az %10 (Kurum Sağlık Kurulu)Geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi izleyen ay başından; geçici iş göremezlik tespit edilememişse sağlık kurulu raporu tarihini izleyen ay başından5510 m.19
SGK gelir ve aylıkları ile diğer haklarBağlanması gereken gelir ve aylıklar: hakkın kazanıldığı tarihten 5 yıl içinde istenmeyen kısım zamanaşımına uğrar. Kısa vadeli sigorta kollarından kazanılan diğer haklar: 5 yıl içinde istenmezse düşer. Kuruma müracaat etmemenin haklı sebebe dayandığını ispatlayanlar için bu hükümler uygulanmaz5 yıl (iki ayrı rejim)5510 m.97/1, 2, 3
İşverene karşı tazminatİşverenin işçiyi koruma borcuna aykırılık (sözleşme sorumluluğu)Yargıtay 10. HD’ye göre genel 10 yıl (TBK m.146); süre alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar (TBK m.149) ve bu bağlamda zararın öğrenilmesi önem taşır: zarar kesin olarak belli değilse veya gelişiyorsa, meslekte kazanma gücü kaybının kesin belirlendiği tarih ya da gelişmenin durduğu tarih gözetilir. Üçüncü kişilere karşı açılmış davaların zamanaşımını kesip kesmediği (TBK m.155) ayrıca incelenirTBK m.417, 146, 149, 155; Yargıtay 10. HD, E.2023/7917, K.2024/8940, 24.09.2024 (bozma kararı)
Haksız fiil sorumlularına karşı tazminat (ör. üçüncü kişi)Zararı ve zarar verenin kim olduğunu öğrendiğiniz tarihten itibaren 2 yıl; her halde fiilden 10 yıl; daha uzun ceza zamanaşımı varsa o2 / 10 yılTBK m.72
Arabuluculukİş kazasından kaynaklanan maddi-manevi tazminat ile ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında dava şartı değil—7036 m.3/3
Dava açılacak yerİş mahkemesi—7036 m.5; 5510 m.101

Bu tabloda önemli bir uyarı: Zamanaşımı hesabı, dava türüne (işverene karşı mı, üçüncü kişiye karşı mı), cezai sürece ve zararın ne zaman kesinleştiğine göre değişir. Süreyi kendi başınıza “bitti” ya da “var” diye kesin kabul etmeyin; dosyanın tarihleriyle birlikte hukuki açıdan değerlendirilmesi yararlı olur.

Adım adım ne yapacaksınız?

Adım 1: Kazanın “iş kazası” sayıldığını doğrulayın. Kanun, sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olayı şu hâllerde iş kazası sayar (5510 m.13/1): (a) sigortalının işyerinde bulunduğu sırada; (b) kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan (4/1-b) sigortalı bakımından, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle veya yürüttüğü iş nedeniyle; (c) bir işverene bağlı çalışan sigortalının görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda; (d) hizmet akdiyle çalışan (4/1-a) emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda; (e) işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında. Hangi bendin sizin için geçerli olduğu sigortalılık statünüze göre değişir ve olayın bu hâllerden hangisine girdiği tartışma konusu olabilir; bu yüzden kaza anının yerini, saatini ve o sırada yaptığınız işi belgeleyin.

Adım 2: SGK’dan geçici iş göremezlik ödeneğini takip edin. Ödenek için Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulundan istirahat raporu alınmış olmalıdır. Yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayaktan tedavide üçte ikisi ödenir (5510 m.18). Ödeme, rapor süresince devam eder. Koşullar sigortalılık statüsüne göre ayrışır: kendi adına ve hesabına çalışan (4/1-b) sigortalılara iş kazasında ödenek, prim ve prime ilişkin borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavinin gereği olarak alınan istirahat raporu süresince ödenir; hizmet akdiyle çalışanlar (4/1-a) için bu ayrım aranmaz. Kendi durumunuzun hangisine girdiğini SGK kaydından kontrol edin.

Adım 3: Kalıcı kayıp varsa sürekli iş göremezlik gelirini sorgulayın. Tedavi bittikten sonra Kurum Sağlık Kurulu meslekte kazanma gücünüzün en az %10 azaldığını tespit ederse gelire hak kazanırsınız. Gelir, geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi izleyen ay başından başlar; geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse bu kez ilgili sağlık kurulu raporunun tarihini izleyen ay başından başlar. Tam iş göremezlikte 5510 m.17’ye göre hesaplanan aylık kazancınızın %70’i, kısmi iş göremezlikte bu tutarın kayıp oranındaki kısmı gelir olarak bağlanır; başkasının sürekli bakımına muhtaçsanız oran %100 uygulanır, hesaplanan gelir m.55/2’ye göre artırılır (5510 m.19). Kendi adına ve hesabına çalışan (4/1-b) sigortalılarda gelir bağlanması için prim ve prime ilişkin borçların ödenmiş olması da gerekir. Kazanç hesabını Kurum yapar; kendi durumunuzdaki tutarı SGK’dan veya bilirkişi hesabından öğrenin. Kurum Sağlık Kurulunun belirlediği oranı kabul etmiyorsanız bunun ayrıca nasıl denetleneceği dosyaya bağlıdır; dava yolu ve bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.

Adım 4: İşverenin sorumluluğunu değerlendirin. İşveren, işçinin sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür: risk değerlendirmesi yapar, eğitim verir, uygun araç gereç sağlar, tedbirlere uyulup uyulmadığını denetler (6331 m.4). Türk Borçlar Kanunu da işverenin işyerinde iş sağlığı ve güvenliği için gerekli her türlü önlemi almasını ister; bu yükümlülüğe aykırılıktan doğan zarar, sözleşmeye aykırılık hükümlerine bağlanmıştır (TBK m.417). Bu yüzden “kazada işverenin payı var mıydı?” sorusu, dosyanın merkezindedir.

Adım 5: Tazminat kalemlerinizi çıkarın. Bedensel zarar özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardan oluşur (TBK m.54). Manevi tazminatta hâkim, bedensel bütünlüğün zedelenmesinde olayın özelliklerini göz önüne alarak uygun bir miktara hükmedebilir (TBK m.56). Miktarı sabit bir formül belirlemez; kusurun ağırlığı ve durumun gereği dikkate alınır (TBK m.51).

Adım 6: SGK ödemelerinin tazminattan nasıl düşüldüğünü bilin. SGK’nın size bağladığı gelirin her kuruşu tazminattan düşülmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, TBK m.55 uyarınca rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemelerinin zarar veya tazminattan indirilemeyeceğini; bu nedenle gelirin ilk peşin sermaye değerinin tamamının değil, rücu edilebilir kısmının hesaba katılması gerektiğini kabul etmiştir (HGK, E.2018/338, K.2021/1246, 14.10.2021). Hesap teknik olduğundan bilirkişi raporu önemlidir. Aynı karar, zarar görenin müterafik kusuruna yansıyan sosyal güvenlik ödemelerinin de tazminattan indirilemeyeceğini belirtir; karar oy çokluğuyla alınmıştır.

Adım 7: 7589 sayılı Kanunla gelen yeni kuralları kontrol edin. 31.07.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7589 sayılı Kanun (m.18), TBK m.55’e iki yeni fıkra ekledi. Birincisi, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcını düzenler: kazancın bilindiği döneme ilişkin tutara haksız fiil veya zarar doğuran olayın tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tutara karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir. İkincisi, ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedelin, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilmesini öngörür. Kanunun geçici 1. maddesinin 9. fıkrasına göre bu değişiklik, yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller veya zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır; önceki olaylarda maddenin eski hükümleri uygulanmaya devam eder. Yeni fıkralar yalnızca çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarına ilişkin hesapla sınırlıdır; diğer zarar kalemlerine kendiliğinden genişletilmemelidir. Bu maddenin değişiklikleri Kanunun yayımı olan 31.07.2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kazanız bu tarihten önceyse eski kurallar işler; “zarar doğuran olayın” hangi tarih sayılacağı somut olaya göre tartışmalı olabilir.

Adım 8: Kusur raporu ve bilirkişi sürecini anlayın. Mahkeme, özel veya teknik bilgi gerektiren konularda bilirkişiye başvurur (HMK m.266). Kusur dağılımı (işveren, işçi, varsa üçüncü kişi) genellikle iş güvenliği uzmanı bilirkişiden istenir; zarar hesabı ise ayrıca aktüerya veya hesap bilirkişisince yapılır. Hâkim raporu bağlayıcı değil, diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m.282). Taraflar, raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksiklerin tamamlanmasını, belirsizliklerin açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir; bu işin çok zor ya da özel çalışma gerektirmesi hâlinde bir defaya mahsus, iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir (HMK m.281). Ek süre kendiliğinden verilmez; talep ve mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.

Adım 9: Müterafik kusuru hesaba katın. Zarar gören, zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa (örneğin verilen koruyucu donanımı kullanmamışsa) hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir (TBK m.52). Bu indirim otomatik değildir; işverenin iş güvenliği önlemlerini gerçekten alıp almadığı da değerlendirilir.

Adım 10: Davayı doğru yerde açın. İşçi-işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklara iş mahkemeleri bakar (7036 m.5/1-a). SGK’nın taraf olduğu davalar da iş mahkemelerinde görülür (5510 m.101; 7036 m.5/1-b). Yetki konusu somut olaya göre belirlenir.

SGK rücu ve işveren: kim, ne kadar öder?

İş kazası işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmişse, SGK’nın size yaptığı veya yapacağı ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri toplamı, sizin işverenden isteyebileceğiniz tutarlarla sınırlı olmak üzere işverene ödettirilir (5510 m.21). Kurum bunu rücu davasıyla ister. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır.

Zararı üçüncü bir kişinin kusuru doğurmuşsa (ör. başka firmanın aracı), Kurumca yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve kusuru varsa onları çalıştıranlara rücu edilir (5510 m.21/4). Ölüm halinde, kazada kusuru olan hak sahiplerine ya da kusurlu sigortalının hak sahiplerine Kurumca rücu edilmez (5510 m.21 son fıkra).

Rücu davası SGK ile işveren arasındadır; ancak kusur tespiti sizin tazminatınızı da etkiler. Kusur tespiti iki dosyada da önemli olduğundan, tazminat davanızla SGK’nın rücu davası birbirini etkileyebilir.

Arabuluculuk dava şartı mı?

İşçi alacağı ve tazminatı davalarında arabulucuya başvurmak dava şartıdır (7036 m.3/1). Ancak kanun metni bu kuralın dışına açıkça iş kazası davalarını koymuştur: “İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz” (7036 m.3/3). Yani iş kazası tazminatı için doğrudan iş mahkemesinde dava açabilirsiniz.

Burada iki dikkat noktası vardır:

  • Aynı dosyada başka işçilik alacağı varsa: Kıdem, ücret, fazla mesai gibi alacaklar m.3/1’in kapsamındadır; bunlar için ayrıca arabuluculuk gerekip gerekmediği dava dilekçesindeki taleplere göre değerlendirilmelidir.
  • İsteğe bağlı arabuluculuk: Zorunlu olmasa da taraflar isterse arabulucuya gidebilir. Burada imzalanan anlaşma, geçerliyse aynı konuda sonradan dava açmanızı engeller. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, iş kazası tazminatında ihtiyari arabuluculuğa engel olmadığını, ancak anlaşma belgesinin geçersizliği (örneğin irade fesadı) iddiasının tazminat davasında ön sorun olarak incelenmesi gerektiğini, bunun için ayrı bir iptal davası açılmasının her durumda zorunlu olmadığını belirtmiştir (E.2022/15677, K.2025/9369, 16.06.2025; karar ilk derece hükmünün bozulması ile sonuçlanmıştır). Yani anlaşmayı imzalamadan önce tazminat kalemlerinizin hesaplanmış olması yararlıdır; geçersizlik iddiası ise somut olarak kanıtlanabilir olmalıdır.

Ölüm hâlinde hak sahipleri ne alır?

İş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine, sigortalının aylık kazancının %70’i esas alınarak gelir bağlanır (5510 m.20). Bu gelir hak sahipleri arasında şöyle paylaştırılır (5510 m.34):

  • Dul eşe %50; aylık bağlanmış çocuğu bulunmayan dul eşe, kendi sigortalılığı nedeniyle çalışmaması veya gelir ya da aylık bağlanmamış olması gibi koşullarla %75 (ayrıntılı koşullar 5510 m.34’tedir).
  • Çocukların her birine %25. Kural olarak çocuğun çalışmıyor olması veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir ya da aylık bağlanmamış olması aranır; bu şarta ilişkin istisnalar vardır: 5510 m.5/1-a, b ve e kapsamındaki sigortalılık bu bakımdan çalışma sayılmaz ve 18, lise ve dengi öğrenimde 20, yüksek öğrenimde 25 yaşını doldurmamış çocukların 4/1-a kapsamında sigortalı sayılması aylık bağlanmasına engel değildir. Ayrıca yaş koşulu (18, lise ve dengi öğrenimde 20, yüksek öğrenimde 25) ya da Kurum Sağlık Kurulu kararıyla çalışma gücünün en az %60 yitirilmiş olması aranır; evli olmayan, evli iken sonradan boşanan veya dul kalan kız çocukları için yaş koşulu aranmaz. Anasız ve babasız kalan çocuklar gibi bazı hâllerde pay %50’dir (m.34/c). Bu ayrıntılar için her olayda m.34 metni kontrol edilmelidir.
  • Ana ve babaya, artan hisse bulunması ve kendi gelirlerinin asgari ücretin net tutarından az olması gibi koşullar sağlanırsa toplam %25; ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması hâlinde artan hisseye bakılmaksızın aynı koşullarla %25.
  • Hak sahiplerine bağlanan toplam gelir, sigortalıya ait aylığı geçemez.

SGK ayrıca cenaze ödeneği verir; ödeme sırası eş, çocuklar, ana-baba, kardeşlerdir (5510 m.37).

SGK geliri tazminatın yerine geçmez. Hak sahipleri işverenden de destekten yoksun kalma zararı ve cenaze giderleri (TBK m.53) ile ağır bedensel zarar veya ölüm halinde yakınlar için manevi tazminat (TBK m.56/2) isteyebilir.

Sık yapılan hatalar

  1. Kazanın bildirilip bildirilmediğini sormamak. Bildirim yapılmamışsa ödenek ve gelir süreci başlamayabilir; ayrıca kaza kaydı ispat bakımından önemlidir.
  2. İbraname veya “alacağım kalmadı” belgesi imzalamak. İçeriği bilmeden verilen imza sonradan tazminat davasında sorun yaratır.
  3. Arabuluculuk anlaşmasını tazminat kalemlerini hesaplatmadan imzalamak. Geçerli anlaşma aynı konuda yeniden dava açmanızı engeller.
  4. Maluliyet oranı kesinleşmeden dava hesabı yapmak. Zararın tam öğrenildiği tarih, zamanaşımı bakımından belirleyicidir.
  5. SGK gelirini “tazminat aldım” diye düşünmek. SGK ödemeleri sosyal güvenlik hakkıdır; işverene karşı tazminat hakkınızı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
  6. Zamanaşımını tek bir süreyle hesaplamak. İşverene karşı sözleşme sorumluluğu ile üçüncü kişiye karşı haksız fiil sorumluluğunun süreleri farklıdır.
  7. Kusur raporunu sadece “işveren lehine/aleyhine” okumak. Raporun gerekçesine, mevzuata ve fiili duruma uygunluğuna bakılmalı; hatalıysa itiraz edilmelidir.
  8. Tanık ve belgeleri geç toplamak. İş kazalarında yıllar sonra tanık bulmak zorlaşır.
  9. Ceza dosyası ile hukuk davasını birbirinden bağımsız saymak. Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır; ancak birinci fıkra kapsamındaki yaralama dışında, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz (TCK m.89/5). Ceza dosyasındaki tespitler hukuk davasını etkileyebilir. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, TBK m.72 uyarınca o uzun süre uygulanır; bunun olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca değerlendirilmelidir.

Belge listesi

Bu belgeler kimlik, sağlık ve mali veri içerir; yalnızca mahkeme, SGK, avukatınız gibi yetkili kişi ve kurumlara güvenli kanallardan iletin.

  • Kimlik fotokopisi ve vekâlet gerekiyorsa vekâletname
  • Hastane kayıtları: epikriz, raporlar, reçeteler, faturalar
  • İstirahat raporları ve SGK ödeme yazıları
  • İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi (SGK’ya verilen)
  • Kolluk ve savcılık tutanakları, varsa ifade kayıtları
  • İş sözleşmesi, ücret bordroları, banka hesap dökümleri
  • SGK hizmet dökümü ve işe giriş bildirgesi
  • Kusur ve iş güvenliği belgeleri (risk değerlendirmesi, eğitim kayıtları, İSG uzmanı raporları, verilen koruyucu donanım tutanakları)
  • Fotoğraf, kamera kaydı ve tanık bilgileri
  • Sürekli iş göremezlik gelirine ilişkin Kurum Sağlık Kurulu raporu ve bağlama yazısı

Görevli mahkeme / başvuru yeri

Görev: İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür (7036 m.5/1-a). SGK kararlarına karşı ve SGK’nın taraf olduğu davalar da iş mahkemelerine aittir (5510 m.101; 7036 m.5/1-b).

Yetki: Hangi yer mahkemesinin yetkili olduğu somut olaya göre belirlenir (işyeri, işverenin yerleşim yeri, kazanın yeri gibi unsurlar); dava açmadan önce bu netleştirilmelidir.

Arabuluculuk: İş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında dava şartı değildir (7036 m.3/3).

SGK: Ödenek ve gelir işlemleri Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde yürür. Başvurunun hangi birime ve nasıl yapılacağı Kurumun güncel uygulamasına göre değişebildiğinden, işlem öncesinde Kurumdan teyit alınmalıdır.

Sık sorulan sorular

İş kazası bildirimi kaç gün içinde yapılır? İşveren, iş kazasını kolluk kuvvetlerine derhal, SGK’ya ise kazadan sonraki en geç üç iş günü içinde bildirmek zorundadır (5510 m.13; 6331 m.14). Kendi adına ve hesabına çalışan sigortalı bildirimi kendisi yapar; bunun için süre, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığın bildirime engel olmadığı günden sonra üç iş günüdür (5510 m.13). Süre kaçarsa SGK, bildirim tarihine kadar ödediği geçici iş göremezlik ödeneğini işverenden tahsil eder.

İş kazası tazminatı için kaç yıl içinde dava açılır? Tek bir süre yoktur. İşverenin işçiyi koruma borcuna aykırılığa dayanan davada Yargıtay 10. Hukuk Dairesi genel 10 yıllık süreyi uygular; başlangıç olarak da zararın öğrenilmesini esas alır, zarar gelişmekte olan bir durumdaysa gelişmenin durduğunun öğrenilmesini ve meslekte kazanma gücü kaybının kesin olarak belirlendiği tarihi gözetir (E.2023/7917, K.2024/8940, 24.09.2024). Bu yaklaşım her olayda otomatik uygulanmaz; zararın ne zaman öğrenilebildiği somut olaya göre değişir. Üçüncü kişiye karşı haksız fiil davasında zararı ve zarar verenin kim olduğunu öğrendiğiniz tarihten itibaren 2 yıl, her hâlde fiilden 10 yıl; daha uzun ceza zamanaşımı varsa o süre geçerlidir (TBK m.72). Bu yüzden süreyi dosyaya göre hesaplamak gerekir.

İş kazasında hem SGK’dan hem işverenden para alınır mı? Evet, ikisi ayrı haklardır. SGK, sosyal sigorta kapsamında ödenek ve gelir verir (5510 m.16). Tazminat ise işverenin (ve varsa üçüncü kişinin) kusuru nedeniyle doğan zararın giderilmesidir. SGK’nın bağladığı gelirin rücu edilebilir kısmı hesaplanan tazminattan düşülür (TBK m.55; HGK, E.2018/338, K.2021/1246); rücu edilemeyen kısım düşülmez.

İş kazasında manevi tazminat nasıl belirlenir? Hâkim, bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak uygun bir miktara karar verir (TBK m.56). Kazanın şekli, kalıcı sakatlık, tarafların kusuru ve durumun gereği değerlendirilir; sabit bir tarife yoktur. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde yakınlar da manevi tazminat isteyebilir.

İş kazasında arabulucuya gitmek zorunlu mu? Hayır. 7036 sayılı Kanun’un 3. maddesinin üçüncü fıkrası, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında birinci fıkradaki dava şartı kuralının uygulanmayacağını açıkça yazar. İsterseniz gönüllü arabuluculuğa gidebilirsiniz, ancak imzalanan geçerli anlaşma aynı konuda dava hakkınızı ortadan kaldırabilir.

Kusur raporuna itiraz edilebilir mi? Evet. Kusur raporu hâkimi bağlamaz; hâkim bilirkişi görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (HMK m.282). Rapora, gerekçeli ve süresinde itiraz edilerek ek rapor ya da yeni bilirkişi heyeti istenebilir.

İş kazasında ölüm olursa kimler hak sahibidir? SGK gelirinde dul eş, çocuklar ve koşulları sağlayan ana-baba hak sahibidir; payları 5510 m.34’e göre belirlenir. Cenaze ödeneği eş, çocuklar, ana-baba, kardeş sırasıyla verilir (5510 m.37). İşverene karşı destekten yoksun kalma ve cenaze gideri tazminatı ile yakınların manevi tazminatı ayrıca istenebilir (TBK m.53, m.56).

İlgili sayfalar: İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku · Tazminat Hukuku · Haksız fiil tazminatı: maddi, manevi, zamanaşımı

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her olayın koşulları farklıdır ve mevzuat zamanla değişebilir.

UyarıBu sitedeki makaleler genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık veya dosyaya özgü görüş yerine geçmez. Makalelerin telif hakkı BGL Hukuk & Danışmanlık’a aittir; izinsiz kopyalanarak veya özetlenerek başka sitelerde yayımlanması hâlinde hukuki yollara başvurulur.

Yorumlar kapalı

WhatsApp'tan İletişime GeçHemen Ara